Şâirlerin efsanevi dünyası

01:0015/03/2025, Cumartesi
G: 14/03/2025, Cuma
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

İran düşünce tarihinin en önemli isimlerinden Daryush Shayegan’ın İranlıların nazarında efsanevi bir yer edinen beş şairini felsefi olarak derinlemesine tetkik ettiği Beş Varlık İklimi (Firdevsî, Hayyâm, Mevlânâ, Sa’dî ve Hâfız) Ketebe Yayınları arasında okurla buluştu.

Oğuzhan Dönmez

“Aman hoş tut şu
bir nefeslik zamanı zira
Ömrümüzden kârımız
bir nefes boyunca”
Ömer Hayyam

İsmini daha çok neredeyse bir klasik haline gelmiş Yaralı Bilinç ile bildiğimiz, Melez Bilinç, Batı Karşısında Asya, Din Devrimi Nedir? vb. kitaplarının yazarı modern dönem İran düşünce tarihinin en önemli isimlerinden Daryush Shayegan’ın İranlıların nazarında efsanevi bir yer edinen beş şairini felsefi olarak derinlemesine tetkik ettiği Beş Varlık İklimi (Firdevsî, Hayyâm, Mevlânâ, Sa’dî ve Hâfız) Ketebe Yayınlarından çıkarak raflardaki yerini aldı.

İranlıların hayatının her anında şâirlerinin izleri ve manevi etkileri kolayca gözlemlenebilir. İranlılar çocukluklarından itibaren birçok şiiri ezberlerler. Yüzlerce yıl önce yaşamış şâirlere hala yaşıyormuşçasına değer vererek gönülden sanki bir rabıta ile bağlanarak ilişkilerini canlı bir şekilde devam ettirirler.

Yazarının ifadesine göre İranlıların edebiyat büyüklerine gösterdikleri sevgi ve saygının sebepleri nelerdir sorusu üzerine ortaya çıkan bu kitap, İranlıların şairleriyle benzersiz bir ilişkisi olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca yazara göre “Dünyanın hiçbir yerinde insanların şairlerinin mezarlarına gidip, bu mezarlara türbe muamelesi yaptıklarını göremezsiniz. İranlıların şairleri ile olan ilişkisi kutsama şeklindedir ve bu kutsama şekli batıda yoktur.”

ENTELEKTÜEL AİLENİN PARLAYAN YILDIZLARI

İran edebiyat tarihi yüzlerce şâiri ortaya çıkarmıştır ve bu şâirlerden beşi (kimine göre altısı) Firdevsî, Hayyâm, Mevlânâ, Sa’dî ve Hâfız, İranlılar tarafından şâirâne bir bakışın en iyi örnekleri olarak değerlendirilir. Bu beş şâirin en büyük özellikleri kendi dünya görüşlerini özel bir usulle kullanması ve büyük bir entelektüel ailenin parlayan yıldızları olmalarıdır.

Firdevsî, Şehnâmesinde de görüldüğü gibi Arap saldırıları sonrasında İranlıların ulusal farkındalığı ve Avesta mitleriyle birlikte Part ve Sâsânî efsanelerinden etkilenerek tekrar canlandırılan destanın zirveye taşınmasının sembolüdür.

“Korku içinde yaşayıp gitmektense

Bana daha iyi gelir yüce bir adla ölmek” Firdevsî

Ömer Hayyam ise, zıt kavramları karşı karşıya getirerek inanç ile şüphe, itaat ile isyan, an ile ebediyeti yüzleştirir. Bu İranlıların dehasında bulunan bir çelişkinin sembolüdür. “O ne inanca, ne küfre, ne dünyaya, ne ahirete, ne takvanın keskinliğine ne de emirlere karşı şüpheye teslim olan ruhun, sınır kabul etmeyen bireyselliğin vücut bulmuş halidir.” Hayyam, mitolojiden arındırma yapabilen İranlı bir dünya görüşünün sembolüdür. Hayyam’a göre dünyada akıl ve anlayış yoktur ve bu dünyada herkes kendi yanılsamasını görür. Dünya hiçlik ve şiddet üzerine kurulur. Eğer yeryüzünün kalbini açarsan, onda ne inciler, ne mücevherler bulursun.

“Cehennem boşuna çektiğimiz acılarımızdan

Cennet ise mutlu anlarımızdan bir an.” Ömer Hayyam

Mevlânâ Celâleddîn Muhammed-i Rûmî, irfan geleneğinin zirvesidir. Mevlânâ, aşk bestekârıdır. İranlılar, Mesnevi’yi kutsal kabul ederler. Dîvân-ı Kebîr, aşığın maşuğunu ararken yaşadığı ruhun içsel hareketidir. Mevlânâ’ya göre aşkın yeri “Mekân-ı Lâmekân”dır. Çünkü Hakk, hem her yerde hem de hiçbir yerde değildir.

“Ben O’nun kahrına da lütfuna da hesapsızca âşığım

Pek acip bir haldir ki ben her iki zıddın aşığıyım” Mevlânâ

AHLAK TERBİYESİ REHBER OLMUŞ

Sa’dî, “Üstad-ı Sühan” söz ustası ünvanını kazanmıştır. Eserlerindeki ahlak terbiyesi İranlılar için adeta bir rehber kitap hüviyeti kazanmıştır. Sa’dî, insanın İslam kaynaklı İran-irfan modeline göre eğitilmesi gerektiğinden bahseder.

“Adım bile atamazdın “O” bıraksaydı seni sana

Nasıl görmezsin gaybdan gelen yardımı her lahza” Sa’dî

Hâfız Fars edebiyatının sırlarının tercümanıdır. O şiirlerinde rind ile zâhidi karşılaştırır. Zâhidlerin hallerini ifşa ederek hakikatten dem vurur.

“72 millet savaşıp durur mazur gör hepsini

Hakikati görmezler sürdüler bir efsanenin izini” Hâfız-ı Şîrâzî

Bu beş şâir ile birlikte İran edebiyatı ile ilgilenen herhangi biri için yaşayan bir şiir manzumesi oluşur. Ve hatta öyle bir hava oluşur ki bu kişiler sadece geçmişte yaşayıp gittiler anlayışından ziyade şiirleriyle ve eserleriyle hala sanki hayattalardır.

Yazara göre “Bu beş ünlü şâirin her biri, İran ruhunun farklı birer yönünü yansıtarak muhatabının tüm yaşamına ve dünya görüşüne engin bir gölge gibi sirayet etmiş ve beşinin eserlerindeki şiirler, kişi ile bu şâirlerin yarattığı varlık iklimi arasında gizemli bir bağ kurmuştur. Örneğin aynı kişi, Firdevsî’nin epik ve kahramanca atmosferine ve şövalyelik ruhuna kapılırken Mevlânâ’nın semasıyla coşar, Sa’dî’nin akıllıca öğütleriyle başının çaresine bakar, Hâfız’ın derin ruhsal yolculuklarıyla Câm-ı Cem’i yüzlerce farklı şekilde temaşa eder ve Hayyâm’ın büyüsünü kaybetmiş bakışlarıyla dünyadaki parçacıkların baş döndürücü dansını düşünür. Fakat bir halden diğerine veya bir şairin (huzurundan) diğerine geçmek ruhu sarsar ve duruma göre bu ruhları birer enstrümana dönüştürür.”

Şiir dünyasının eşsiz örnekleri ile hikmet dünyasının sonsuz okyanusuna dalmak için bir kapı aralayabilecek bu kitabı yayın dünyasına kazandıranlara müteşekkir olduğumu buradan özellikle ifade etmek isterim. İyi ki varlar.



#Aktüel
#Edebiyat
#Hayat
Yorumlar

Merhaba, sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynak oluşturur. Lütfen diğer kullanıcılara ve farklı görüşlere saygı gösterin. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı dil kullanmayın.

Henüz yorum bulunmuyor

İlk yorumu siz yapın.

Kapat

Günün en önemli haberlerini e-posta olarak almak için tıklayın. Buradan üye olun.

Üye olarak Albayrak Medya Grubu sitelerinden elektronik iletişime izin vermiş ve Kullanım Koşullarını ve Gizlilik Pollitikasını kabul etmiş olursunuz.