Türkiye'nin birikimi... | ||
|
SADECE taş ve sapanların kullanıldığı, sabırla işlenmiş bir özgürlük savaşı veriyor Filistin. Ve bu savaş, Filistinli çocuklar ile İsrail ordusu, tankları, helikopterleri ve füzeleri arasında yaşanıyor. 5 milyon nüfuslu Filistin'in yüzde yetmişi gençlerden oluşuyor. Filistin 1947'de işgal edildiği tarihten itibaren, Filistinli çocuklar aileleri ile birlikte göç, sürgün, gözaltı, hapis ve katliamlar yaşadı. Tahammülü zor koşullar altında varolmaya ve direnmeye çalıştılar. Kendi topraklarında ikinci sınıf insan muamelesine maruz kaldılar ve mülteci kamplarında çetin bir hayat mücadelesi verdiler. Mülteci kampları ve ve sürgünde yeni bir nesil büyüdü. Filistinli aileler, işgalci İsrail ordusu tarafından bu tür sosyo-ekonomik zorluklara, terörizme ve insan hakları ihlallerine karış koyarken, çocuklar özgürlüğün, onurun ve ulus olmanın özlemiyle bugünlere geldiler. Yarım asırdır özgürlük için direnen bir halkın çocukları olarak kendi mücadele yöntemlerini geliştirdiler ve adına intafada/direniş dediler. İsrail'i dize getiren direniş İlk intifada 1987'de başladı ve 1993'de sona erdi. İşgalci İsrail güçlerine taşlar ve sapanlarla karşılık veren genç erkek ve kızlar, Filistin'de tarih yazdılar. İlk intifada döneminde israil askerleri silah kullanmaktan çok dövme, kol kırma, kemik kırma, silah dipçikleri ile karın ve başları ezme gibi taktikler uyguladı. Bu dönemde şehid olanların yüzde 50'si 16 yaşın altında çocuklardan oluşuyordu. İsrail'i dize getiren bu direniş biçimi, Filistin'e gelecek kapılarını açma başarısını gösterdi. İlk intifadadan sonra başlayan barış süreci Filistin'in verdiği tavizler üzerine bina edildi. Müthiş bir aldatılmışlık duygusu yaşayan Filistin halkı sürece yeniden müdahale etti ve ikinci intifada dönemi başladı. İkinci ayına giren yeni intifadanın kahramanları yine çocuklar. İsrail ordusu, ilk intifada hıncını alamamışçasına televizyon ekranlarından evlerimize ulaşan katliam örnekleri sergiliyorlar. Okuldan çıkan çocuklar, 11 aylık bebekler kurşunlandı. İlk intifadada olduğu gibi, bilanço yine çok yüksek oldu. Şimdiye kadar iki yüzden fazla Filistinli hayatını kaybetti. Ölenlerin yüzde 45'i 15 yaşın altında ve 7 binin üzerindeki yaralılardan yüzde 60'ı 18 yaşın altında çocuklardan oluşuyor. Bu dönemin en belirgin özelliği, israil orudusunun Filistinli gençlere, helikopter ve tanklarla saldırması oldu. Birçok çocuk Kobra helikopterleri ve tankların saldırısında şehid oldu. Filistinli çocuklar sık sık kapanan okullarında artık nasıl sapan kullanacaklarını, nasıl taş atacaklarını öğreniyorlar. Yüzyıllık zeytin ağaçları söküldü Çatışmaların hâlâ sürdüğü, Beytüllahim, Gazze, Batı Şeria, Kudüs, Eriha, Refah, Rammallah, el-Halil, Tulkarm ve Nablus'da günde en az 5 çocuk öldürülüyor ve 10'nun üzerinde çocuk da yaralanıyor. Filistinli çocukların ise direnmekten başka seçenekleri yok. Evleri harabeye çevrildi, kaldırımlar ve yollar tahrip edildi, portakal ve zeytin bahçeleri yokedildi ve ağaçlar söküldü. Sökülen zeytin ağaçlarının birçoğu yüz yaşındaydı. Yani Osmanlı'nın çöküşüne, Ortadoğu'nun işgaline, İsrail'in kuruluşuna, Filistinliler'e uygulanan soykırıma, 1947 yılından bu yana devam eden direnişe şahitlik eden ağaçlardı.
|
|
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|