Çankaya Nöbeti'nde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hareketle, resmi ideoloji irdeleniyor
Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden sosyolojik bir gözlemle, toplumu ve Türkiye'deki hâkimiyet mücadelesi ekseninde kendini merkez gören “resmi ideoloji” yi irdeleyen Ahmet Cemil Ertunç'un “Çankaya Nöbeti” isimli kitabı Pınar Yayınları arasından çıktı. Çankaya Nöbeti, yeni Cumhurbaşkanı adayı ismi etrafında tartışmaların yoğunlaştığı şu günlerde, meselenin başından sonuna kadar tamamını özetleyerek bütüncül bir bakış kazandırıyor. Kısa bir yakın tarih okumasına da imkan sağlayan kitap, birçok yönüyle ele aldığı on Cumhurbaşkanının nasıl bir serüvenle Cumhuriyet Tarihi içerisinde yerlerini aldıklarını ortaya koyuyor. Çankaya Nöbeti, yazarın daha önce de Pınar Yayınları'ndan çıkmış olan “Cumhuriyetin Tarihi” isimli kitabını tamamlayacak nitelikte.
“Türkiye'deki toplumsal gerilimlerin; ideolojik çatışmaların; siyasal, kültürel, ekonomik, yasal problemlerin temelinde her zaman 'resmi ideoloji' yer almış ve yer almaya da devam etmektedir.” diyen Ertunç, kendi haklılığını ve doğruluğunu merkeze alan söz konusu “merkez”in, “resmi ideoloji”nin; halkın istek ve teveccühlerine uygun politikalar geliştirmek anlamına gelen “Halkçılık” ilkesini, “halka rağmenci” bir zihniyetle formüle ederek keyfi bir uygulamaya dönüştürmesini Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte ele alıyor.
Halktan kopuk, “halka rağmenci” bakışın elbette ki subjektif zihni inşası için gerekli olan parametreleri bir araya getirerek bir paradigma inşa etmek gerekiyordu. Kitapta bütün dönemlerde bu paradigmanın inşa edilmesi çabasına matuf kavramların, sorunların ve tehlikelerin varlığına dikkat çekilerek, tartışma zemininin nasıl istenilen düzleme getirildiği anlatılıyor. Örneğin; gerçekliği ve sınırları hiçbir zaman net olmayan iç ve dış düşman” tanımlaması, “laiklik, irtica, meşruiyet, kamusal alan” gibi kavramların flulaştırılarak 'belirlenebilirliğini' ortadan kaldırmak gibi çoğu kez kurumları ve halkı topyekün paranoyaklaştıran bir tutumun âşikâr kılındığını görmekteyiz.
Bütün bu karmaşa ve belirsizliğin ortasında yazarın sorduğu asıl hayati soru şu: “Cumhurun temsilcisi olduğu söylenenlerin seçtiği Cumhurbaşkanları ne oranda bu temsilciler tarafından seçilmiştir?” Bu, şimdiye kadar gerçekleşmiş on cumhurbaşkanı seçiminden hareketle bu araştırmanın cevabını aradığı soru. Çankaya Nöbeti, bu sorunun cevabını ayrıntılı olarak barındırması bakımından önemli bir kitap.






