Taksiciye kız vermiyorlar abla!..

Emeti Saruhan
00:003/08/2008, dimanche
G: 2/08/2008, samedi
Yeni Şafak
Taksiciye kız vermiyorlar abla!..
Taksiciye kız vermiyorlar abla!..

Taksim Sakızağacı'ndaki Sakızağacı Taksi Durağı İstanbul il sınırları içindeki her yere taksi gönderiyor, taksimetre de bulunduğunuz adreste açılıyor. Tabi müşterinin de insaflı olması, en az 10-15 kilometre gitmesi gerekiyor. Sakızağacı'ndaki taksiciler bu hizmeti sadece para için yapmıyor, 'taksiciye kız verilmez' denilecek kadar azalan mesleğin itibarını yükseltmeye çalışıyorlar

“Bayrampaşa'dan Nişantaşı'na gidecektim. Hemen Taksim'den bir taksi çağırdım.” cümlesindeki üç yanlışı bulun desem, cevap olarak; “1. Bayrampaşa'dan Nişantaşı'na gitmek için Taksim'den taksi çağırılmaz! 2. Çağırsan bile gelmez! 3. Gelse bile hesabın altından kalkamazsın” mı dersiniz? Ama bu cümlede yanlışlık yok. Çünkü Beyoğlu Sakızağacı Taksi Durağı'ndan İstanbul'un neresinde olursanız taksi çağırabiliyorsunuz, taksimetre de kapınızın önünde açılıyor.


BU DURAKTAKİ ŞOFÖRLER UYANIK DEĞİL!

Geçtiğimiz günlerde gazeteye gelmek için bir taksiye bindim. Taksinin şoförü, ben takside olmama rağmen, biraz ileride bekleyen bir bayanın yanında durup nereye gideceğini sordu. Sonra da beni kastederek “bayan zaten biraz ileride inecek, gelin” dedi. Yani o kadar uyanıktı ki, müşterisi varken bir müşteri daha alacaktı! Genelleme yapmak doğru değil ama hemen hemen hepimiz taksi şoförleri ile olumsuz bir anı yaşamışızdır. Neyse ki bunu fark eden sadece biz yolcular değiliz. Sakızağacı Taksi Durağı sahibi Mustafa Çakmakçı da bunun farkında. Bu nedenle Sakızağacı'nda verdikleri hizmetle taksi şoförlerinin üzerine yapışan olumsuz imajı silmeye çalışıyorlar. Yani benim karşılaştığım taksi şoförü gibi uyanıklık yapmıyorlar! “Önce hizmet” dedikleri için, İstanbul il sınırları içindeki her yere taksi gönderiyorlar.


ESKİDEN TAKSİCİYE KIZ VERİLİRDİ

Mustafa Çakmakçı, yaşadığı 45 yılın 31'ini Sakızağacı'nda geçirmiş. Ticaretle ilgilenen Çakmakçı, yaklaşık 6 ay kadar taksi şoförlüğü de yapmış. Yeğenleri, amca çocukları da taksici olunca, Sakızağacı'nda da bir taksi durağı kurulacağını duyunca hemen talip olmuş. Taksi durağından çok bir cafe görüntüsü veren, çiçeklerle bezeli durağın açılışını yaklaşık 2.5 yıl önce Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan yapmış. Taksicilerin geçmişteki durumlarına tanıklık eden Çakmakçı, “Eskiden bir taksi şoförü kız istese hemen verilirdi. İtibarı vardı. Şimdi öyle bir imaj yerleşmiş ki, taksi şoförü deyince insanlar kaçıyor” diyor. Bu imajın yerleşmesine neden olan taksicilere de kızıyor; “Müşteri taksiye binip hareket etmeden nereye gittiğini soramazsın. Yakın diye götürmemezlik edemezsin. Taksimetredeki oyunlar, gece gündüz tarifeleri taksiciliğin itibarını bırakmadı.”


ZARARIMIZ MÜŞTERİNİN İNSAFINA KALMIŞ

“Anadolu yakasından bir çağrı aldıklarında taksimetreyi açmadan gidiyorsunuz. Bu sizi zarara uğratmıyor mu? Nasıl kazanıyorsunuz?” diye soruyorum Mustafa Bey'e. “Teknoloji ilerledikçe insanlara ulaşmak kolaylaştı diyor Çakmakçı. “Bas- Konuş” sistemini kullandıkları için duraklarındaki bütün şoförlere kolayca ulaşıp istenen adrese en yakın taksiyi hemen yönlendiriyorlarmış. Eğer kendi duraklarından yakın bir taksi yoksa, paslaştıkları Pera Palas Taksi'den yönlendirme yapıyor, o da yoksa ve müşteri beklemek isterse, duraktan araç gönderiliyormuş. “Biraz da müşterilerimizin insafına kalmış. Ümraniye'ye çağırıp, Bağlarbaşı'na giderse zarar ederiz ama Beşiktaş'a giderse sorun olmuyor bizim için” diyor Çakmakçı.


PARASI OLAN TAKSİCİYİM DİYOR

“Her şey para değil, para da kazanacaksın elbette ama bir şeylere rağmen değil” sözleriyle ifade ediyor çalışma felsefelerini Çakmakçı. Başlıca hedefleri “esnaflık”mış. Parası olan herkesin taksicilik yapabilmesinden de şikayetçi. İstanbul'un hiçbir yerini bilmeyen, taksiciliğin T'sinden anlamayan insanların taksi şoförü olarak çalıştığından yakınıyor. “Bu işi Avrupa standartlarına getirmeliyiz” diyor. İnsanların karşı yakadan bile taksi istemesi tuhaf geliyor bana. “Neden sizi tercih ediyorlar?” diye soruyorum. Durakta çalışan Hilmi Demir, “Güven” diyor. “Çünkü biz dürüst çalışıyoruz. Müşterilerimiz bize güveniyor. Hatta bazı erkek müşterilerimiz gelip 'Eşimi size teslim ediyorum, içim rahat' diyorlar bize” diyor. Kadir Aydın, durağa gelip yarım saat taksi bekleyen müşterilerinin olduğunu anlatıyor. 11 yıldır taksi şoförlüğü yapan Mikail Salgın bazı müşterilerinin yurt dışından arayıp havaalanından karşılamasını istediklerini söylüyor; “Müşteriye iyi davranırsan bu sana geri döner”


KREDİ KARTI DA GEÇİYOR

Durağın bulunduğu yer önceleri çok sayıda gasp olayının gerçekleştiği bir bölgeymiş. Durak açıldıktan sonra bunu önleyebilmek için 8 adet kamera yerleştirilmiş. Durağın ve kameraların etkisiyle bu olaylar azalmış. Hatta civarda hırsızlık, gasp gibi bir olay gerçekleşirse, polis gelip durağın kamera kayıtlarını inceliyormuş. Durağın şu an 29 aracı bulunuyor. Kadıköy'den, Kartal'dan, Etiler'den taksi isteyenler oluyor. Araçlarda kredi kartı da geçiyor. Şoförler yazın rahat kıyafetler tercih ederken, kışın takım elbise giyip, kravat takıyorlar.



Alo taksi. Bana ev kiralar mısın?

11 yıldır taksi şoförlüğü yapan Mikail Salgın müşterileri ile ilişkisini şöyle anlatıyor: “Geçen yıl iki Arap müşterim oldu. Onları Gebze'ye götürdüm. 'Akşam gel bizi al' dediler. Aldım. Ertesi gün aynı. Derken bir hafta boyunca getirip götürdüm onları. Bu yıl geldiklerinde yine beni aradılar. Bir başka yurt dışında müşterim daha gelmeden aradı. 'Ailemle geleceğim, hangi otelde kalayım? Ya da bir ev kiralasam, nerden kiralıyayım? Bana bulabilir misin?' diye soruyor.”