
Mütevazi ve ölçülü giyim tarzı olarak bilinen 'Modest Fashion' sadece Müslümanların değil dünya kadınlarının da yeni gözdesi haline geldi. Bol kesim elbiseler, uzun etekler ve dekoltesiz tasarımların hakim olduğu bu giyim tarzı, dünya markalarının koleksiyonlarıyla hem bu sezon hem de gelecek sezon çokça karşımıza çıkacak.
Bol kesim elbiseler, uzun etekler, vücut hatlarını belli etmeyen sade ve şık tasarımlar... 2017-2018 Sonbahar-Kış trendi vitrinlere tam da böyle yansıdı. Üstelik bu durum sadece ülkemiz için geçerli değil. Artık hatırı sayılır dünya markaları da dekolteyi, abartılı taşlarla bezenmiş gece kıyafetlerini bir kenara bırakıp 'modest' yani mütevazi ve ölçülü giyim akımına kapıldı. İş yaşamından tutun da özel bir davete giden ve günlük yaşam koşturmacası içindeki pek çok kadın artık bu şekilde giyiniyor. Önümüzdeki ay gerçekleşecek London Modest Fashion Week'e hazırladığı koleksiyonla katılacak tek Türk tasarımcı Önder Özkan ile 'modest'i konuştuk.
Kendime rol model olarak her zaman anneannemi aldım. Çünkü o çok şık giyinen stil sahibi bir kadındı. Benim bu işi ilk etapta hobi olarak yapmamda ardından bu alanda ilerlememde katkısı çok büyük oldu. Bu sezon koleksiyonuma ölçülü giyim segmentini ekledim. Bu akım şu an dünyada da hakim. Bu koleksiyonumda daha muhafazakar ve vücuda oturmayan tasarımlar ön planda. Burada değerlerine hakim şehirli bir kadını göreceğiz. Burada da anneannemin etkisi oldu. Çünkü o, dekolte giyen bir kadın değildi ama son derece şık ve zarifti. Rıfat Özbek ve Giorgio Armani ilham aldığım isimler arasında.
Evet. Dünyada bu yöne doğru ciddi bir gidiş var hem de. Vivienne Westwood, Victoria Beckham gibi isimler bu kış muhafazakar alanda tasarımlar hazırladılar. Modest yani 'mütevazi' giyim adı verilen yeni bir akım başladı. Örneğin Chanel'de Prada'da etek boyları 4 sezondur uzun. Dolce Gabanna da abana koleksiyonu hazırladı. Birçok marka Ramazan ayına özel tasarımlar yapıyor. Ayrıca Avrupalı kadınlar çok fazla para harcamıyor artık. Müslüman kadın popülasyonu hem Avrupa'da hem de dünyada gittikçe artıyor. Müslüman kadın "Ben daha çok yaşamın içerisindeyim" diyor ve giyimine de o ölçüde özen ediyor.
Hristiyan, Ortodoks kadınlarında bu eğilim oldukça fazla. Özellikle Rusya'da bu giyim tarzı hayli ilgi görüyor. A sınıf Ruslar daha kapalı giyinmeye başladı. Bu durum 2014 ile birlikte büyük bir ivme kazandı. Vücut hatlarını belli etmeyen ama son derece şık ve dekoltesiz kıyafetler dünya kadınlarının yeni gözdesi.
Türkiye'de ister başı açık olsun ister kapalı her kadın dünya modasını takip ediyor. Sadece İstanbul ve büyük şehirlerdeki kadınlar değil üstelik. Kadınlar iş ve sosyal yaşama daha fazla katıldığı için şık giyinmek istiyor. Bu şıklığı da minimallik ve sadelikle yakalamaya çalışıyor. Bu noktada konforlu kumaşları tercih ediyorlar. Çok lüks markalar almaktansa ara lüks markalar kullanıyorlar. Genel olarak dünyada hakim olan 'modest'e ayak uydurduklarını söyleyebiliriz.
Benim tasarımlarımda kumaş ön planda. Ben kumaşı üretmeyi de seviyorum. Modeli çalabilirler ama kumaşın kalitesini yakalamaları çok zor. Zaten kumaşı ön plana çıkaran tasarımlar artık dünyada da ilgi görüyor. Örneğin Chanel ve Dolce Gabanna'nın defilesi tamamen kumaş odaklı oldu.
3. jenerasyon triko kökenli bir tasarımcıyım. İhracat geçmişim var. Adana'da doğdum ama 16 yıldır İstanbul'da yaşıyorum. 2011 yılında kendi kolesiyonuyla defilesini gerçekleştirmiş tek Türk tasarımcı olarak Miami'de Uluslararası Genç Moda Tasarımcılar Ödülü'nü aldım. Şu an Bilgi Üniversitesi'nde drapaj eğitimi veriyorum. 2010 yılından bu yana da Önder Özkan markasıyla çalışmalarıma devam ediyorum.
Bu koleksiyon gece yaşamına atıfta bulunuyor. Koleksiyonda siyah, gümüş ve bronza çalan altın renkleri hakim. Ağırlıklı olarak siyah ve gümüş renklerini kullandık. Feracelerde silüetleri değiştirdik. Biraz da Uzak doğu etkisi koyduk. Bizim coğrafyamız çeşitli kültürlerden beslenen bir harmoni içeriyor. Bunları da içine katarak gece yaşantısındaki parıltıyı günlük yaşama uyarladık. Akıcı, tiril, tiril uzayan ve su gibi akan parıltılar var. Çünkü artık gece ve gündüz giyimi arasında uçurum yok.
Koleksiyonumuz 25-50 yaş arası kadınlara hitap ediyor. Ama sadece muhafazakar kesime değil her kesime hitap ediyor. Artık plaza kadınları da ölçülü giyim tarzına yöneldi. Bu koleksiyondaki kadın, geleneklerine bağlı ve satın alma gücü olan bir iş kadını. Bu nedenle kolekiyonumuzda hiç dekolte yok. Kadın vücut hatlarını ön plana çıkaran hiçbir şey yok. Sanat camiasında ve çevremde bu giyim tarzını arayıp bulamamış çok sayıda insan var. Bu koleksiyonla kendinize her kış rahatlıkla kullanabileceğiniz bir yatırım gardırobu oluşturabilirsiniz.
Bir açılışta Emine Erdoğan'la karşılaştım ve bir süre sohbet ettik. Esma Sultan Yalısı'nda yaptığım defileden beni tanıdığını söylemişti. Çok mutlu olmuştum. O defilemizde muhafazakar abaya koleksiyonumuzu sergilemiştim. Emine hanımın tarzına bir dokunuşta bulunmak istiyorum. Devleti temsil eden toplantılarda hep klasik giyinmek zorunda ama kadınların yoğunlukta olduğu ortamlarda biraz daha farklı olabilir. Sportif dokunuşlar eklemek isterdim kendisine. Ayrıca Külliye'de bir de defile yapmak istiyorum.










