
Şermin Yaşar’ın sürükleyici anlatımı ve İlber Ortaylı’nın tarihî bilgileriyle zenginleşen “Kınalı Serçe” romanı, Kronik Çocuk etiketiyle minik okurlarıyla buluştu. Kitap minik okurları bir zamanlar Osmanlı’nın kalbinin attığı Topkapı Sarayı’na götürürken, tarihî bir yolculuğa çıkarıyor.
“Diyarın birinde göğsü kınalı bir serçe varmış. Ne zaman gök gürlese yere yatar ve ayaklarını gökyüzüne doğru kaldırırmış. Bir değil, iki değil, üç değil… Bir gün göğsü kınalı serçeye sormuşlar, “Neden böyle yaparsın?” diye; 1840’lı yılların Topkapı Sarayı’nda on yaşından gün almış, dokuzunda bir Şamaroğlanı vardı. Lala, şehzade yerine ona kızardı, şehzade yerine onu uyarırdı, hata yaptığında şehzade yerine onu azarlardı. Herkes bir kınalı serçeden bahsederdi ona… Saraydakiler arasında gizli bir dil, sadece bilenlerin bildiği bir şifre gibiydi “Kınalı Serçe.” Kimdi, neredeydi, nereye uçar, nereye konar, nerede yaşardı? Tam yüz beş yaşına kadar onun hikâyesini aradı bizim Şamaroğlanı sarayda… Eh hadi iyi haber verelim, buldu sonunda.”
Çocuk edebiyatımızın üretken ve sevilen yazarlarından Şermin Yaşar’ın kaleme aldığı, “Kınalı Serçe”, Kronik Çocuk etiketiyle minik okurlarıyla buluştu. Şermin Yaşar “Kınalı Serçe” ile okurları bu kez Topkapı Sarayı’nda bir gezintiye çıkarıyor. Saray adetlerini, işgal yıllarını, değişen toplumu ve yeniden yeşeren ümidi bu kez bir Şamaroğlanı’nın gözünden anlatıyor. Kahkaha ve hüznü bir araya getiren bu tarihi yolculuk, Türk tarihçiliğinin büyük ismi İlber Ortaylı’nın verdiği bilgilerle zenginleşiyor. Ortaylı, kitabın girişinde, Kınalı Serçe ile çocukların Osmanlı İstanbul’unu, Osmanlı saray hayatını, Milli Mücadele’yi ve Cumhuriyet’in kuruluşunu daha yakından tanıyacaklarını belirtiyor.
SARAYIN GİZLİ KAHRAMANI
Romanın anlatıcısı ve başkahramanı olan on yaşındaki Şamaroğlanı, adından da anlaşılacağı gibi, sarayda şehzadelerin yerine azar işiten, cezalandırılan bir çocuk. Şamaroğlanı, 19. yüzyıl Osmanlı sarayında hizmet eden, çeşitli görevler üstlenen ve büyümeye çalışan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Ancak onun saraydaki tek görevi, başkaları adına azar işitmekten ibaret değil. Küçük yaşına rağmen merakı ve keşfetme isteğiyle sarayın derinliklerinde gezinirken, efsaneleşmiş bir figür olan “Kınalı Serçe”nin hikâyesinin peşine düşüyor. Bu arayış, okurları yalnızca sarayın farklı köşelerine götürmekle kalmıyor, aynı zamanda Osmanlı’nın son dönemine, işgal yıllarına ve toplumsal dönüşümlere de tanıklık etmemizi sağlıyor. Şamaroğlanı’nın gözünden anlatılan bu macera, tarihî olayları yalın ve akıcı bir dille sunarken, dönemin atmosferini de başarılı bir şekilde yansıtıyor.
Kitap, Topkapı Sarayı’nın yalnızca bir yönetim merkezi değil, aynı zamanda Osmanlı kültürünün, geleneklerinin ve insan hikâyelerinin harmanlandığı bir mekân olduğunu hatırlatıyor. Osmanlı’nın yükseliş ve parlak dönemlerinden sonra değişen koşullar, savaş yılları ve işgalin etkileri, sarayın içindeki gündelik yaşam üzerinden anlatılıyor. Bu yönüyle Kınalı Serçe, bir çocuğun gözünden geçmişe duyulan özlemi, değişen dünyaya karşı verilen mücadeleyi ve umudun hiç kaybolmadığını hissettiren bir eser. Tarihî yolculuklara ilgi duyuyor ve sarayın sırlarını öğrenmek istiyorsanız, Kınalı Serçe hem eğlenceli hem öğretici bir deneyim sunuyor. Keyifli okumalar!
Merhaba, sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynak oluşturur. Lütfen diğer kullanıcılara ve farklı görüşlere saygı gösterin. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı dil kullanmayın.
İlk yorumu siz yapın.