Gerek Bizans gerekse dünya mimarisinin şaheserlerinden biri olarak kültür tarihinde önemli bir yere sahip olan Ayasofya ile ilgili yazılı, sözlü ve elektronik kaynaklardan derlenen efsaneler, 'Ayasofya Efsaneleri' adıyla kitaplaştırılarak okuyucuyla buluştu
Yazılı, sözlü ve elektronik kaynaklardan 5 yıl süren bir çalışma kapsamında derlenen 'Ayasofya'nın dehlizleri', 'Terler direk', 'Hazreti Muhammed'in miraç mucizesi ve Ayasofya', 'Ayasofya'nın yönünün Kabe'ye çevrilmesi' efsanelerinin de aralarında yer aldığı 100'ün üzerinde efsane okuyucuların ilgisini çekecek. 'Ayasofya Efsaneleri' kitabının yazarı ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ferhat Aslan, aynı zamanda doktora tezi olan 'Ayasofya Efsaneleri' kitabında, halk bilimi ve halk edebiyatı sahasının inceleme yöntemlerine göre bir çalışma gerçekleştirdiğini söyledi.
Kitapta, efsane konusunun popüler bir bakış açısıyla değil, bilimsel bir çerçeve içerisinde ele alındığını vurgulayan Aslan, 'Efsaneler, kültür tarihimizdeki önemlerine ve kültürel kodları binlerce yıldan bu yana nasıl taşıdıklarına, mitolojiden, tarihten, dinden ve hayali unsurlardan nasıl etkilendiklerine vurgular yapılarak ön plana çıkarılmıştır. Çalışmamızda kullandığımız kaynaklar, İstanbul'un fethiyle birlikte Ayasofya'nın sadece mimari, dini ve sosyal bakımlardan değil aynı zamanda efsaneleri bakımından da ihya edildiği zamanlarda, Bizans Patriaları'ndan tercümeler yoluyla yazıya geçmiş yazılı malzemeye dayanarak gerçekleştirilmiştir' diye konuştu. Derlenen 'Ayasofya Efsaneleri'nin, sınıflandırılarak bilimsel metotlarla tür, içerik, oluşum sebepleri, mesajları ve kaynakları bakımından incelendiğini anlatan Aslan, 'Böylece Ayasofya'nın Bizans ve Osmanlı medeniyetlerinden etkilenerek yoğrulmuş kültürel zenginliğinin ortaya konmasına da katkı sağlanmıştır' dedi. Aslan, bu kitapta ayrıca, daha önce hiç bir kitapta yayımlanmamış olan efsanelere yer verildiğini anlattı. Kitaptaki efsane sayısının 100'ü aştığını belirten Aslan, 'Ayasofya, devlerin Kaf Dağı'ndan çıkarıp getirdikleri sütunlar ve mermerlerle yapılmış. İnşaat sırasında devlerden biri mermer getirirken bu kutsal mabette benim bir izim kalsın diye mermere vurmuş, vurduğu gibi elinin izi orada kalmış. O iz hala Ayasofya'nın duvarındaki bir mermerde gözükür' şeklinde anlatılan 'devin mermerdeki el izi' efsanesini her hangi bir okuldan mezun olmamış, sadece okuma yazma bilen, Ayasofya'ya da çocukları tarafından götürülerek gezdirilen sözlü bir kaynaktan mülakat yoluyla derlediğini söyledi.






