Müebbetle yargılanacak

Cihan Akıncı
00:003/10/2013, Perşembe
G: 2/10/2013, Çarşamba
Yeni Şafak
Müebbetle yargılanacak
Müebbetle yargılanacak

Altındağ İlçe Nüfus Müdürü Abdulmecit Baskın'ın 1993'te öldürülmesi olayına ilişkin hazırlanan iddianame, mahkemece kabul edildi. Böylece zamanaşımına uğramaktan kurtulan dosyada eski Özel Hareket Polisi Çarkın'ın 'Dönemin Emniyet Genel Müdürü Ağar'ın yapılan her eylemden haberi vardı' ifadesine yer verildi. Ağar'ın da aralarında bulunduğu 12 sanık hakkında 'ağırlaştırılmış müebbet hapis' isteniyor

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Altındağ İlçe Nüfus Müdürü Abdulmecit Baskın'ın 1993'te öldürülmesiyle ilgili olarak Mehmet Ağar, İbrahim Şahin ve Korkut Eken'in de arasında bulunduğu 12 kişi hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddesiyle yetkili Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili'nin hazırladığı iddianamede, sanıklar hakkında 'cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında adam öldürmek, adam öldürmeye iştirak' suçlarından 'ağırlaştırılmış müebbet hapis' cezası isteniyor. Zamanaşımına girme tehlikesi bulunan dosyayla ilgili hazırlanan iddianamede eski Özel Harekat Polisi Ayhan Çarkın'ın ifadelerine yer verildi. İddianamede Çarkın'ın, 'Güneydoğu'daki terörle mücadelede rol almak ve yeni personeli eğitmek amacıyla Özel Harekat Daire Başkanlığı'nda oluşturulan grup sonradan Ankara'da bazı infazlar gerçekleştirdi. Dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın da yapılan her eylemden haberi vardı' dediği kaydedildi.

60 KİŞİLİK ÖZEL EKİP

Eski Özel Hareket Polisi Ayhan Çarkın, 26 Mart 2011'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadede, 1993 sonunda Ankara Özel Harekat Daire Başkanlığı emrine atandığını söyledi. Çarkın, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın talimatıyla Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin'in başkanlığında 60 kişilik özel ekip oluşturulduğunu, kendisiyle birlikte Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Oğuz Yorulmaz, Ahmet Sakarya, Ercan Ersoy, Enver Ulu, Seyfettin Lap, 'Cengiz' isimli emniyet amiri, 'Enver' ve 'Ümit' adlı polis memurları, 'Yusuf' adlı komiser ve Semih Sueri isimli sivil kişinin bulunduğu grubun doğrudan Şahin'e bağlı olduğunu belirtti.

'BU BİR DEVLET KARARI'

İddianamede Çarkın, 'Abdulmecit Baskın nüfus müdürü olması sebebiyle PKK'lılara sahte nüfus cüzdanı ayarlıyordu, bu nedenle PKK adına çok önemli bir şahsiyetti. Bize onun bertaraf edilmesinin gerektiği belirtildi' dedi. Baskın'ın 1993'te İbrahim Şahin'in talimatıyla sanık Ahmet Akça tarafından öldürüldüğünü kaydeden Çarkın, Ankara'da bazı kamu görevlileri ile sivillerin infaz edildiğine tanık olduğunu, bu sırada kendisine bir 'liste'den bahseden Şahin'in, kendisine 'Bu listede bölücü örgütlere yardım ve yataklık yapan iş adamları ve bürokratlar var. Bunlar bertaraf edilmeli, bu bir devlet kararı' dediğini anlattı.

Haklarında müebbet isteniyor

Ankara-Altındağ İlçe Nüfus Müdürü Abdulmecit Baskın, 3 Ekim 1993'te Haymana Yolu kenarında ateşli silahla öldürülmüş halde bulunmuştu. Baskın'ın öldürülmesiyle ilgili olarak dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kemal Ağar, Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, o dönemde dairede görev yapan Korkut Eken ile eski Özel Harekat Polisleri Ayhan Çarkın, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Seyfettin Lap, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Uğur Şahin ve Alper Tekdemir hakkında 'ağırlaştırılmış müebbet hapis' cezası istendi. İddianamede, Baskın'ın Ayhan Akça ve Ziya Bandırmalıoğlu tarafından ikişer kurşun sıkılarak öldürülmesinin Ağar ve Eken'in bilgisi dahilinde, Şahin'in de talimatıyla gerçekleştiği belirtildi. Akça ve Bandırmalıoğlu'nun Çarkın'a 'Baskın ölüm listesinde olduğu için öldürüldü. Hatta o listedeki en önemli kişiydi' dediği de iddianamede yeraldı.

İDDİALARI REDDETTİ

Sanıklardan İbrahim Şahin, daha önce alınan ifadesinde ismi geçen polisleri tanıdığını belirtmiş, fakat Ayhan Çarkın'ın iddialarını reddetmişti. Şahin, 'yasalara aykırı bir yetki kullanmadığını' da ileri sürmüştü. Emekli Yarbay, eski MİT mensubu Korkut Eken ise olaya ilişkin ifadesinde 'Baskın'ın öldürüldüğü tarihte İzmir-Menteş'te özel harekatçı polisleri eğitmekle meşgul olduğunu, cinayetle ilgisinin bulunmadığını' savunmuştu.