İzmir'de meydana gelen 6,6'lık depremde, 11 kişinin hayatını kaybettiği Yılmaz Erbek Apartmanı’nın kolonlarının aynı yöne baktığı öğrenildi. Davada tutuksuz yargılanan E.İ, "Bu, binada domino etkisi oluşturur" dedi. Davanın bir başka sanığı olan Z.S'nin inşaat işinden anlamadığı halde kağıt üzerinde kooperatifin başkan yardımcısı olarak imzasının bulunduğu tespit edildi.
İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen ve 115 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, 10’u tutuklu 29 kişi hakkında 5 ayrı iddianame hazırlandı.
Depremin ardından yan yatan, 11 kişinin vefat ettiği, 11 kişinin de yaralandığı Yılmaz Erbek Apartmanı ile ilgili iddianame de, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava açıldı. Davanın ilk duruşması yapıldı.
Binanın statik proje müellefi tutuksuz sanık A.Ö., binanın 1975 Deprem Yönetmeliğine göre yapıldığını ve belediyeden de onay aldığını söyledi. Projesini hazırlayıp mimar Nurettin Bozdoğan’a teslim ettiğini ifade eden A.Ö,
“A ve B bloklar aynı proje ile yapıldı. Daha narin olan A Blok’ta bir şey yokken daha kütleli olan B Blok’ta ise çökme oldu
” dedi.
SU SEVİYESİ 3 METRE ÇIKTI
Yılmaz Erbek Apartmanı için 2006 yılında zemin etüdü raporu hazırlayan tutuksuz sanıklardan yüksek jeoloji mühendisi A.D, “O yıllarda bina bitmişti ancak Yapı Kullanım İzin Belgesi için bizden rapor istediler. Bina bitmiş, insanlar evde oturuyordu. Sismik etüt ve sondaj çalışması yaptık. 2 noktadan 15 metre derinliğe indik.
Yeraltı su seviyesi 5 metre olarak ölçüldü. Depremden sonra yeraltı su seviyesi 3 metre olarak ölçülmüş.
15 senede zeminde değişiklikler olabilir” diye konuştu.
Dosyanın kendilerine geldiğinde binanın bitmiş halde olduğunu savunan, tutuksuz sanıklardan yapı denetim firması sorumlusu B.B,
“Zeminde kolonlar üzerinde duran bir bina vardı. Arada duvarlar yoktu. Eski projede olan duvarların kaldırılmasıyla ilgili tadilat projesi yapılmış.
Binayı yerinde inceledik. Mimar olduğum için ben mimari projeyi inceledim. O dönemki yönetmeliğe uygundu. Duvarların kaldırılmasında bir mahsur yoktu” ifadelerini kullandı.
KOLONLARIN BAKTIĞI YÖN AYNI
2001 yılında Nurettin Bozdoğan’ın istifa etmesiyle Yılmaz Erbek Apartmanı’nın fenni mesulü olan tutuksuz sanık E.İ,
“Daha önceki mimar, duvarları taşıyıcı olarak çizdiğini söylüyor ancak taşıyıcı duvar olacaksa projeye yazılması lazımdı. Binada kolonlar hep yanı yöne doğru bakıyordu. Bu da binada domino etkisi oluşturur. Ancak o zamanki yönetmelik bunun yapılmasına imkan veriyordu. Bitmiş bir binada yapabileceğim bir şey yoktu”
diye konuştu.
FORMALİTEDEN İMZA ATILMIŞ
Tutuksuz sanıklardan K.K, prosedür üzerine kooperatif yöneticisi olduğunu ve fiili bir sorumluluğu olmadığını söylerken, Yılmaz’ın kardeşi tutuksuz sanıklardan Z.S. de ev hanımı olduğunu ve inşaat işinden anlamadığı halde kağıt üzerinde kooperatifin başkan yardımcısı olarak imzasının olduğunu söyledi. Duruşma cuma gününe ertelendi.
#İZMİR
#DEPREM
#YILMAZ ERBEK APARTMANI
#MAHKEME
#İHMAL
#KOLON