
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 9. Milli İrade İftar Programı'nda konuştu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ülkesini yabancılara şikayet ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öyle büyük bir akıl tutulmasıyla karşı karşıyayız ki cumhuriyeti kurmakla övünen bir partinin genel başkanı çıkıyor resmen siyasi mandacılık talep ediyor. Sayın Özel'e bir kez daha kendini toparlamasını yolsuzlukları aklamak için kendisini bu kadar yormamasını tavsiye ediyorum. Bu zihniyet ne yaparsa yapsın biz inadına Türkiye diyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Milli İrade Platformunca Bakırköy'deki bir otelde düzenlenen 9. Milli İrade İftarı'nda yaptığı konuşmada, katılımcılara teşekkür ederek, çarşamba günü bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen Kadir Gecesi'ni ihya ettiklerini söyledi.
Bu gece son sahura kalkarak, yarın da son orucu tutacaklarını dile getiren Erdoğan, bir yanda 11 ayın sultanına veda etmenin burukluğu, diğer yanda arınmış bir kalple bayrama kavuşmanın sevinci, coşkusu, heyecanı içerisinde olduklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'tan, bu mübarek ayda kendi rızası için edilen duaları, yapılan ibadet ve hayırları kabul buyurması niyazında bulunduğunu belirterek, "Türk İslam mefkuresinin öncü isimlerinden merhum Seyyid Ahmet Arvasi, Ramazan-ı Şerif'i şöyle anlatıyor, milyonlarca müminin oruç tuttuğu, sahura kalktığı, iftar ettiği, omuz omuza namaz kıldığı, aynı dil ve kelimelerle yüce ve mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'i okuduğu, teravih kıldığı ramazan ayı eşsiz bir fırsattır, ramazan bütün insanlar için bir yeniden İslam'da diriliş ayıdır." dedi.
Geride bırakılan 28 gün boyunca bu niyetle Ramazan-ı Şerif'i hep beraber idrak etmeye çalıştıklarını anlatan Erdoğan, "Sivil toplum tarafında vakıflarımız, derneklerimiz, gönüllü kuruluşlarımızla, siyaset tarafında teşkilat mensuplarımız, belediyelerimiz, üyelerimizle, cemiyet tarafında hayırseverlerimiz, ticaret erbabımızla, devlet tarafında Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere bakanlıklarımız, Kızılayımız, AFAD'ımız, Diyanetimiz ve diğer resmi kuruluşlarımızla velhasıl 85 milyon olarak herkes imkanları dahilinde 'hayırda yarış' anlayışıyla rahmet iklimini Allah'a hamdolsun doya doya teneffüs ettik." diye konuştu.

Yardımları artırmak suretiyle mazlum ve mağdurların yanında olmaya ihtimam gösterdiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
Milletin iftihar vesilesi olan sivil toplum örgütlerinin de Gazze ve diğer İslam beldeleri için yardım kampanyaları tertiplediğini memnuniyetle müşahede ettiklerini belirten Erdoğan, Milli İrade Platformunda temsil edilen kuruluşlarla birlikte mazlumların imdadına koşan tüm hayırseverlere bugün bir kez daha şükranlarını sunduğunu söyledi.

"Türkiye'nin sıradan bir ülke olmadığının farkına onlar da varacaklardır"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşların ramazandan sonra da Filistinlilerin acısını paylaşacağına, ekmeğini bölüşeceğine, hayır dualarını Gazze'nin izzet ve şahsiyet abidesi evlatlarından eksik etmeyeceğine yürekten inandığını vurguladı.
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bugün burada şu hususu bir kez daha ifade etmek istiyorum, ülkemizde birileri, Türkiye'nin İslam aleminde ve dünyada neye tekabül ettiğini halen idrak edemiyor. Bu çevreler, kendi tarihlerini bilmedikleri, kendi atalarını tanımadıkları için Türkiye'nin tarihi ve kültürel derinliğinden de habersizler. Mesela Suriye'deki devrime Türk milletinin niçin bu kadar sevindiğini, Suriyeli kardeşlerimizin zafer kutlamalarında neden Türk bayrağı açtığını, yeni Suriye hükümetinde niçin bu kadar Türkiye'de eğitim görmüş bakan olduğunu bir türlü kavrayamıyorlar. Bunları bilmedikleri için de dış politikada çuvallıyor, iç siyasette kendilerini komik duruma düşürüyorlar. Oysa biraz okuyup araştırsalar, biraz dünyayı gezseler, kendilerini hapis ettikleri ideolojik mahallelerden biraz dışarı çıksalar, bazı gerçekleri onlar da görecekler, Türkiye'nin sıradan bir ülke olmadığının farkına onlar da varacaklardır.
Geçmiş çeyrek asra damgasını vuran sorumsuz özgürlük, başıboş hürriyetçilik, "Ben yaparım kimse karışamaz." bencilliğini sembol hale getiren neoliberal özgürlükçülüğün günden güne kan kaybettiğini dile getiren Erdoğan, "Kaybettiği kanı tekrar kendilerine pompalayacak kimse yok. Aşırı özgürlük, bireycilik, radikal demokrasi adına devleti ve toplumu zayıflatacak yönelimlerin siyasallaştırılması devri hızla son buluyor. Toplumu ve insanı ifsat eden, devleti zayıflatan popüler akımlar, dikkat ederseniz artık eskisi kadar rağbet görmüyor. LGBT musibetine yönelik tüm dünyada yükselen tepkileri bunun işaretleri olarak okuyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Asya'da, Avrupa'da, Amerika'da değil hemen her yerde devletlerin toplumu ve kamuyu güçlendirmek için yepyeni politikalar geliştirdiklerini belirterek, "Ekonomiden ticarete, savunmadan nüfus oranına her alanda insanlık yeni mücadele dönemine kendini hazırlamaya çalışıyor. Türkiye olarak biz de tüm imkanlarımızla yeni dönemin hazırlığı içindeyiz. Yönetimde istikrarın kurumsallaştığı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişten savunma sanayisi alanında yaptığımız hamlelere, LGBT belası gibi aile kurumunu hedef alan sapkınlıklarla mücadeleden iç cephemizin güçlendirilmesi çabalarına, 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda atılan adımlardan dış politikada kurduğumuz yeni denklemlere kadar çok geniş bir yelpazede bunun altyapısını oluşturuyoruz." ifadelerini kullandı.

Bu süreçte Türkiye'nin kapasitesini takviye ederken etnik, mezhep, kültür ayrımının derinleştiği sosyal fay hatlarını özellikle kapatmak istediklerini aktaran Erdoğan, "Bütün gayemiz 1071 Malazgirt ruhu ve İstiklal Marşı'mızda billurlaşan kardeşlik manifestosuyla 85 milyonun tamamını Türkiye Yüzyılı hedefinde buluşturmaktır. Böylece yeni küresel sistemde Türkiye'nin hak ettiği yeri almasını ve bu millete yakışır şekilde temsil edilmesini sağlamaktır." dedi.
"Her yolu hala deniyorlar"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye ne zaman kendisine biçilen konuma itiraz etse, kökü dışarıda bazı kirli odaklar tarafından hedefe konulmuştur. Türkiye ne zaman ezber bozan adımlar atma cesareti gösterse, birileri hemen düğmeye basmış, ülkemizin dikkatini dağıtmıştır. Cumhuriyet tarihinde buna defalarca şahit olduk. Sokak olaylarıyla bunu yaşadık. Sağ-sol, Alevi-Sünni provokasyonlarıyla bunu yaşadık. Üniversite gençliğinin kışkırtılmasıyla bunu yaşadık. Demokrasimize yönelik gayrimeşru girişimlerle bunu yaşadık. Terör örgütlerinin hain ve kalleş saldırılarıyla bunu yaşadık. Hükümetimiz döneminde Cumhuriyet mitingleriyle, 7 Şubat MİT kriziyle, Gezi'deki sokak terörüyle, 15 Temmuz ihanetiyle bunu yaşadık ve gördük. Bizi kendi içimize hapsetmek, kendi iç meselelerimizle meşgul etmek için her yolu denediler. Her yolu hala deniyorlar."

Çok ağır bedeller ödendiğini belirten Erdoğan, "Ekonomik ve siyasi bakımdan irtifa kaybettik. Pırıl pırıl gençlerimizi bu kalleş çarkın insafsız dişlilerine kurban verdik. Tüm bunların yanı sıra yıllarca üçüncü sınıf ekonomiye, üçüncü sınıf demokrasiye, kapasitemizin çok altında bir dış politikaya mahkum edildik." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturmalara işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Özel'e yolsuzlukları aklamak için kendisini bu kadar yormamasını tavsiye ediyorum"

"Emniyet birimlerimiz gerekli müdahalelerde bulunacaktır"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere verdikleri değere işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
Milli İrade Platformundaki kardeşlerinin de bu anlayışla, daha fazla gence ulaşmak, daha fazla genci kazanmak için çalışacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı'nı tebrik ederek konuşmasını tamamladı.












