
AK Parti Mersin Milletvekili Zeynep Gül Yılmaz, polis memurlarıyla tartıştığı görüntülere açıklık getirdi. Her defasında aynı polis memuru tarafından durdurulduğunu belirten Yılmaz, "Kartı gördüğü halde 'İhbar var, bu kayıtlı araba değil' denmesi normal bir şey değil. Birisi de kayıt alıyor. Bırakın milletvekilini vatandaşa da kimlik kartını gördükten sonra, ciddi bir ihbar veya arama belgen yoksa bu muameleyi yapamazsın. Ben şikayetçi olacağım için isimlerini istedim" dedi. Yılmaz, kullandığı sözler için de özür diledi.
AK Parti Mersin Milletvekili Zeynep Gül Yılmaz, aracının durdurulması sonrası polis memurlarıyla yaşadıklarına dair açıklamalarda bulundu. Cüneyt Özdemir'in YouTube kanalında konuşan Yılmaz, olay anını şöyle anlattı:
"HANGİ PARTİ DEDİKTEN SONRA SİNİRLENDİM"
Trafik polisine danışmanım camı indirmesiyle birlikte araç kartını gösterdi. Bunun üzerine ‘sağa çek, ihbar var’ diyor. Memur bey ‘Ne ihbarı? Milletvekilim arkada’ diyor danışmanım. Bir de diyor ki; ‘Hangi parti’. Hangi parti dedikten sonra sinirlendim, camı açtım, ‘Pardon memur bey, hangi parti olduğu sizin işiniz değil. Her parti olabilir. Nihayetinde milletvekili’.
"AYNI POLİS MEMURU DEFALARCA DURDURDU"
- Çıkarıyorum kartımı gösteriyorum. Cep telefonuyla biri geliyor, birisi arabanın önüne geçmiş. Birisi de kayıt alıyor. Ben kayıt alındığını da fark etmedim önce. İnanılmaz bir muamele. Tuzağa düşürülmüş gibi biçimde, ‘ihbar var’ diyor. Defalarca aynı polis memuru tarafından durduruldum. Ben bunu yetkililere de bildirdim.
"ŞİKAYETÇİ OLACAĞIM İÇİN İSİMLERİNİ İSTEDİM"
Ben böyle bir işlem yapılsın demedim. O günkü hareketler normal değildi. Bunun üzerine öfke patlaması yaşıyorum. İstemediğim sözler söylüyorum. ‘Kartı çekmeye çalışıyor, amirimle görüşeyim’ diyor. Danışmanım da ‘Bende sizin kimliğini göreyim’ diyor. Bırakın milletvekilini normal vatandaşa eğer bir şey yok ise kimlik kartını gördükten sonra, ciddi bir ihbar veya arama belgen yoksa bu muameleyi yapamazsın. Ben şikayetçi olacağım için isimlerini istiyorum.
"ÜÇ YILDIR KULLANILAN ARACA KAYITLI DEĞİL DİYOR"
- Kartı gördüğü halde ‘İhbar var, bu kayıtlı araba değil’ demesi normal bir şey değil. Ben bu aracı 2018 yılından beri kullanıyorum. Benim üstüme kayıtlı. Ben o bölgenin milletvekiliyim. Orada oturuyorum. Meclis açıkken her hafta ordayım, Meclis kapandığından beri her gün oradayım. Trafik polis memurunu bunu bilmemesi abesle iştigal, ‘araba kayıtlı değil’ diyor. Bu benim sorunum mu? Sen kayda bakmadıysan veya bakamadıysan bu benim sorunum mu? Ben kartımı gösteriyorum. Ben milletvekili kartını gösterdikten sonra bana o şekilde muamele etmesi doğru değil. Bir insana bu muamele yapılmaz isyanım. Ciddi haksız bir tahrik var.
"KESİNLİKLE POLİSLERİ AÇIĞA ALDIRMADIM"
Kesinlikle ben bu polisleri açığa aldırmadım. Benim işim değil, onların amirlerinin işidir. Onların ne yaptığını da bilmiyorum. Bana kötü muameleyi yapan polis hariç, kayda çeken polis memuru, ve diğer sonradan gelen ekip, danışman ‘kimliğinizi görmek istiyorum‘ dediğinde, ‘vermeyin bunlara kimlik‘ diye bağıran, bana terörist muamelesi yapan polisi yolda görsem tanımam. Bunlar kesinlikle kendi amirlerinin işidir, kimsenin açığa alınması, sürülmesi ile ilgili alakam olamaz.
"MİLLETİMİZİNDEN ÖZÜR DİLİYORUM"
- Bu şekilde tepe kamerası, yaka kamerası değil, yasal bir çekim değil. Cep telefonu ile çekiliyor, ‘kaydediyorum, kaydediyorum’ diye konuşuyor. Bu kadar insan tahrik altında bırakılamaz. Ben yasal olmayan şekilde bir insanı yarım saat ve yasal olmayan şekilde servis et. Kime servis ediliyor? Sicili belli, Ali Mahir Başarır’a servis ediliyor. İstanbul İl Başkanı polise taş atan birisi, ona bir şey söyledi mi? Ben bunun hepsinin kurgu olduğunu düşünüyorum. Benim polisimle sorunum olmaz. Ben onları severdim, onlarda beni sever, sayar. Polislerin görevini yapmaması, kötüye kullanmasıdır. Ben polis teşkilatımızdan, değerli milletimizden özür diliyorum. O sözleri sarf etmemem gerekiyordu.








