Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında önceki gün yapılan Güvenlik Zirvesi''nde Irak ve Suriye ile bu ülkelerden gelebilecek tehdit ve saldırıları engellemek için stratejik plan üzerinde çalışıldı. Genelkurmay ve MİT raporları kapsamında bölgede meydana gelebilecek olaylara göre kısa, orta ve uzun vadeli strateji planları masaya yatırıldı. Hükümet direktifine göre şekillenecek olan planlamada sınır ötesi faaliyetler ''ihtimalat planlaması'' olarak belirlenecek. Suriye ve Irak''ta meydana gelen gelişmelerin dünya kamuoyuna duyurulması için de ayrıca bir çalışma yapılacak. Bu kapsamda Türkiye özellikle 'uçuşa yasak bölge' ve 'güvenli bölge'nin sorunun çözümüne katkısını uluslararası platformlarda dile getirecek. Toplantıda Türkiye''nin taleplerinin karşılanması durumunda koalisyon içinde yer alabileceğine vurgu yapıldı.
Türkiye''nin NATO zirvesinde kararlaştırılan 'çekirdek koalisyon'a girme konusundaki çekinceleri de masaya yatırıldı. Türkiye başta uçuşa yasak bölge, güvenli bölge, mültecilerin durumları ve tehdidin kayağının kurutulması, uluslararası alanda da meşruiyeti kaybolan Esed rejiminin son bulması, mültecilere yönelik yardımların da içinde yer aldığı taleplerinin karşılanmasını isteyecek. Önceki günkü zirvede, Türkiye''nin şartlarının karşılanması durumunda koalisyona onay verileceği vurgulandı.
Toplantıda sınır güvenliğine ilişkin de ayrı bir parantez açıldı. ABD öncülüğündeki güçlerin hava saldırıları sırasında sınırlarda meydana gelecek göç hareketliliğinin kontrolü için yeni tedbirlerin alınması kararlaştırıldı. Bu kapsamda sınıra takviye birlikler ve ek teknik ekipman sevk edilecek.
Başbakan Davutoğlu''nun dile getirdiği ''stratejik plan''ın bölgede oluşabilecek durumlara göre esneklik arz ettiği öğrenildi. Buna göre, IŞİD''le mücadele, teröristlerin hareketleri, Esed rejiminin durumu, Türkmenlerin ve Kürtlerin de aralarında bulunduğu bölge halklarına yönelik saldırılar ve Süleyman Şah Türbesi'ne yönelik tehditler gibi ihtimaller, stratejik planı esnekleştirdi.






