
MÜSİAD’ın gayrimenkul borsası GABORAS ile yeni yatırım ortaklığı iştiraki SENYAP, İzmir’de görücüye çıktı. Her iki sistemle ilgili yenilikler kentteki iş dünyasına anlatıldı.
MÜSİAD’ın öncülüğünde kurulan SENYAP Yatırım Ortaklığı ve GABORAS Gayrimenkul Borsası ile Türkiye’deki gayrimenkullerin alım-satım ve kiralama gibi işlemlerinin elektronik ortamdan yapılabilmesi hedefiyle nasıl hayata geçirildiği İzmir’deki toplantıda tartışıldı. Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi İnşaat, Çevre ve Yapı Malzemeleri Sektör Kurulu “GABORAS Gayrimenkul Borsası ve SENYAP Yatırım Ortaklığı” konulu ocak ayı toplantısı, Irmaklar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Irmak’ın ev sahipliğinde düzenlendi.
Toplantıda açılış konuşması yapan MÜSİAD İzmir Başkanı Bilal Saygılı, “İzmir iş dünyasının temsilcileri olarak, İzmir ve Türkiye ekonomisine katma değer sağlamak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Yerelde bölgemizin, genelde de ülkemizin ticari ilişkilerini geliştirmek, yeni yatırımlar ve iş ortaklıklarına zemin hazırlamak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
MÜSİAD’ın İzmir ve Türkiye için çok önemli bir sivil toplum kuruluşu olarak güzel işlere imza attığını söyleyen AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar da yaptığı konuşmada “Coğrafya kaderdir. Bizde bu coğrafyanın kaderiyiz. Böylesi cennet bir ülkede yaşıyoruz. Biz bu coğrafyada yaşıyorsak eğer çok güçlü olmak zorundayız. Bizim gücümüz petrolle, altınla, madenle değil, bizim gücümüz birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimizdedir” şeklinde konuştu.
Sermaye birikimi yetersiz
- MÜSİAD öncülüğünde geliştirilen SENYAP Yatırım Ortaklığı ve SENPOLY projeleri hakkında bilgi veren MÜSİAD Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve SENYAP Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Köse, “Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin en büyük sorunlarından birisi, uluslararası arenada dev markalarla rekabet edebilecek yeterli sayıda şirket ve girişimciye sahip olamamasıdır. Bunun en temel nedeni ise sermaye birikiminin yetersiz oluşudur. Yeterli sermayenin ve gücün birikmediği bir ortamda, Türkiye’nin gelecek için belirlediği büyük ve iddialı hedeflere ulaşması kolay olmayacaktır. Türkiye’nin, mevcut küresel sistem, pazar ve rekabet koşulları ile başa çıkabilmesi için yeni yol ve yöntemler geliştirmesi, kapasitesini çok daha etkin kullanması kaçınılmazdır. Bu noktada en büyük görev şüphesiz iş dünyasına, dolayısıyla bizlere düşmektedir” diye konuştu.







