Cemaat''in seçim öncesi kendisiyle ilgili halkta oluşturmaya çalıştığı güç algısı gerçekliğe tekabül etmemiş veya yansımamıştır. Cemaat''in bu zayıf siyasal etkisine paralel olarak tabii ki MHP ve CHP de para-derin darbecilerinin kendilerine verdiği desteklerle hedeflediği oy oranını alamamıştır. Paralel yapı gerçekte bu seçimle halkın darbeye geçit vermeyen gücüyle karşı karşıya gelmiştir.
30 Mart 2014 yerel seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına göre Ak Parti''nin oyların yaklaşık %45''ini alması, çok önemli birkaç sosyolojik, entelektüel ve siyasal anlama gelmektedir. Bu seçim sonucu, öncelikle derin paralel (para-derin) darbeye ve darbecilere kesin bir dille reddiye, hatta kati darbe demektir. Bu sonuçla, halkın çok büyük bir kısmı, siyaset dışı yollarla yönetime, iktidara veya devlete müdahale yaklaşımına karşı olduğunu göstermiştir; özellikle de küresel işbirlikleriyle ve dinsel bir görüntüyle Türkiye''nin kendine özgü şartları içinde meşru hükümetine karşı müdahalede bulunulmasına şiddetle karşı çıkmıştır. Aslında bu sonuç, halkın hatırı sayılır bir çoğunluğunun dinin, dinî bir hareketin veya cemaatin bir darbeye araçsallaştırılmasına net olarak itiraz ettiğini göstermiştir. Bu bağlamda seçim sonuçlarıyla Başbakan''ın halkın darbe karşıtı olmasında nasıl önemli bir rol oynadığını, halka bu noktada ne kadar büyük bir güven ve cesaret verdiğini gözlemlemek mümkündür. Başbakan ve Hükümet, yürüttüğü yoğun seçim çalışmalarıyla elde ettiği sonuçlarla hem iktidarını, hem de darbeye karşı başlattığı direnişini halk katında meşrulaştırmıştır. Halkın çok önemli bir nüfusu, Ak Partili belediyelerden yana verdiği oyla Başbakan''a ve Ak Parti hükümetine onay vererek yola devam demiştir. Ak Parti''ye evet demek darbeye, darbecilere, para-derin yapıya, dinin araçsallaştırılmasına ise hayır demektir.
Yaklaşık %45 oy oranı, Başbakan''ın seçim mitinglerinde dile getirdiği konularda etkili olduğunu, halkta karşılık bulduğunu ortaya koymuştur. Bu gerçekte Başbakan''ın karizmatik liderliğini perçinlemiştir. Başbakan, siyasal diliyle, seçim yönetme stratejisiyle, söylemiyle, siyasal ilişkileriyle liderliğinin gücünü, etkisini, derinliğini göstermiştir. Bu liderliğin siyasal ve sosyolojik boyutları, seçim sonuçlarının en önemli yönleri arasındadır. Başbakan yaptığı balkon konuşmasıyla da bu güçlü liderliğini aynı şekilde sergilemiştir. Son tahlilde Başbakan, gerek seçim meydanlarında, gerek televizyon programlarında etkili bir performans göstermiş; paralel derin yapının kendisi, aile efradı, arkadaşları ve partisiyle ilgili ulusal ve uluslararası düzlemde onca kaset, montajlama, dinleme ve gözetlemeyle şantaj ve saldırılar yapmasına rağmen toplumun önemli bir kesimine kendisini anlatma konusunda başarılı olmuştur. Bunun sonuçlarını da seçim sonuçlarında görebilmekteyiz. Bu demektir ki, Başbakan ve Ak Parti, en zor zamanlarda dahi söylemi, siyaseti ve mücadelesiyle ayakta kalabilmeyi ve oylarını arttırmayı başarmıştır. İnkar edilemez bir gerçekliktir ki, Ak Parti''nin iktidarda olmasında, halktan güçlü destek almasında karizmatik bir lider olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan''ın rolü çok büyüktür.
Seçim sonuçlarının en önemli çıkarımlarından biri de, Cemaat''in sosyolojisinin siyasal karşılığının oldukça zayıf olduğunun ortaya çıkmasıdır. Cemaatin bazı aktörlerinin güçlü basın yayın organlarını da kullanarak yürüttükleri seçim stratejileri, algı operasyonları, MHP ile CHP''yi çeşitli yerlerde işbirliğiyle seçime götürme planları vs., Ak Parti''nin oy oranlarını azaltmamış, tersine arttırmıştır. Toplum, böyle yapay bir siyasal müdahaleye ya da siyasal manipülasyona yüz vermemiş ve müsaade etmemiştir. Seçim sonuçlarından anlaşılmaktadır ki, Cemaat''in, seçim öncesi kendisiyle ilgili halkta oluşturmaya çalıştığı güç algısı gerçekliğe tekabül etmemiş veya yansımamıştır. Cemaat''in bu zayıf siyasal etkisine paralel olarak tabii ki MHP ve CHP de para-derin darbecilerinin kendilerine verdiği desteklerle hedeflediği oy oranını alamamıştır. Paralel yapı gerçekte bu seçimle halkın darbeye geçit vermeyen gücüyle karşı karşıya gelmiştir. Halk, AK Parti''ye verdiği destekle, hükümetin darbeyle mücadele yöntemine onay verdiğini de ortaya koymuştur.
30 Mart seçimlerinin en önemli sonuçlarından biri de, yakın gelecekte yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile genel seçimlerde Başbakan''ın ve AK Parti''nin belirleyici bir inisiyatif alacağını veya alması gerektiğini işaretlemesidir. % 45 oy oranıyla halk, Başbakan ve ekibine, daha güçlü, daha adil, daha temiz ve daha çalışkan bir sıfatla iktidarını devam ettirme kararlılığını göstermesini istemiştir.







