T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Dizinin adı savaş

ABD'nin Afganistan'daki macerası, televizyonda her gün gösterilen ve 'pembe', 'beyaz' gibi renklerle beraber anılan dizilere döndü.

Vahamet açısından daha önemli tarafı şu ki, haberlerin ilk sıralarındaki yerini kaybetti Afganistan'daki savaş.

Ve bu sıradanlaşma, üzerine düşündükçe, savaşın daha fazla çirkinleştiğini, bütün cesametiyle oraya seriyor.

Savaştan haberler verilirken, yemek yiyebiliyor olmamız garibime gidiyor.

Bir tas çorbayı bitiremeyişimin, ufak bir balığı yarım bırakışımın sebebini iştahsızlıkla açıklamaya çalışırken, doğru söylemediğimi burada itiraf etmek istiyorum.

Kime ne anlam ifade edecekse!..

Kime ne faydası olacaksa!..

Kocaman bir hiçten öteye geçmeyeceğinin farkındayım.

Yine de durum bu.

Çeçenistan'da savaş sürüyor, Afganistan'da da.

Bombalardan kaçıp buraya sığınan bir avuç göçmense, çok zor şartlarda yaşamaya çalışıyor. Isınma problemi, barınma problemi, gıda problemi...

Çocuklarına verecek bir kutu sütü, bir dilim ekmeği nasıl bulacaklarını düşünüyor o insancıklar. Bu kadarını duymak bile kahrediyor.

"Yok"un içinde çabalıyorlar, çaresizliğin, sahipsizliğin içinde.

"Yok" nedir, bilir misiniz?

Ya çaresizliği?

Neşe'nin kepek problemini bile elbirliğiyle çözen bu koca memleket, yardıma muhtaç durumdaki kardeşlerine sahip çıkamıyor.

Yazık.

Bitsin bu savaş diye hep beraber bağırsak, bitmez mi?

Bir duyan olur mu sesimizi?

Biz bir yerde esaslı bir yanlış yaptık ama, nerede ne zaman, var mı hatırlayan?

Tu ti

Temel, İngiltere'de otelde kalırken oda servisini aramış ve "Tu ti, tu tu tu tu" demiş.

Otel görevlileri telaşa kapılmış. Bu mesajı çözmek için oraya buraya haber salmışlar. Sonunda konsolosluktan bir çevirmen bulmuşlar ve Temel'in ne dediği anlaşılmış:

"222'ye iki çay."

Dev adamlar

Melih Gökçek parti kuruyor. Yanına 100 dev adam almış.

12 dev adamı tanıyorduk da, geriye kalan 88 dev adamı nereden buldu?

Tabak geldi

"25 yıl öncesinin duvara asılan Karaoğlan'ı" başlığı altında dün bahsettiğimiz porselen tabak bize ulaştı. Ufak bir bilgi hatası olduğunu gördük. Tabakta Kıbrıs haritası değil, Bülent Bey'in resmiyle beraber Türk bayrağı yer alıyor. (Velhasıl durum daha vahim.)

Sözümüz söz, isteyene teslim edeceğiz bu tabağı.

İtaki, Maçin, Kızılelma, AB

Türkiye'nin asıl sorunu

Ahmet Davutoğlu: "Bunalımın temeli siyasi meşruiyet", Ahmet Taşgetiren: "Sistem reformu", Hasan Anğı: "Türkiye iyi yönetilmiyor", Ercan Çitlioğlu: "Halk, demokratikleşmede büyük engel", Erol Yarar: "Kaynakları hortumlamayan bir yönetim gerekli", Tayyip Erdoğan: "Herkes özgür olmadıkça kimse özgür değildir", Burhan Kuzu: Türkiye taşeron olarak kullanılmak isteniyor", Mehmet Altan: "Türkiye Ankara tarafından soyuluyor", Besim Tibuk: "Ankara kafası, suyun önünü bırakmıyor" Canan Çetin: "Bakış açınızı değiştirin ve değişin" diyorlar.

Nerede?

Konya Sanayi Odası tarafından yayınlanan Lonca dergisinde.

Taşı delen, suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.
BREZİLYA SÖZÜ


14 Kasım 2001
Çarşamba
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED