Trump’ın ikinci dönemi, dünya siyasetini derinden etkileyecek gelişmelere gebe. Henüz çok kısa bir süre geçmesine rağmen, İsrail’e yönelik koşulsuz desteğin sürdürülüyor oluşu, Rusya ile yakınlaşma ve Avrupa’nın NATO kartı üzerinden tehdit edilmesi gibi olaylar, sadece muhataplar açısından değil küre siyasetine etkileri üzerinden de birtakım tartışmaları beraberinde getiriyor. Küre ölçeğindeki krizlerin yanı sıra Trump’ın içeride attığı adımlar da büyük bir tartışma zemini teşkil etmekte ve hemen her adım yeni bir belirsizlik ortamı yaratmaktadır.
ABD’nin dış yardımlarını organize eden ve farklı ülkelere yaptıkları desteklerle ülke siyasetlerine etki eden USAID’in kapatılması ile başlayan tartışmalar, medya ayağına sirayet etmiş gözüküyor. USAID ile kısmen tartışmaya açılan ve New York Times gibi yayın organları ile gündeme gelen finansal destekler, Biden döneminde neden ve hangi motivasyonlarla medyaya yardım yapıldığı tartışmalarına neden olmuştur.
Elon Musk’ın da şiddetli biçimde karşı olduğu USAID’e yönelik atılan adımın ardından benzer biçimde Musk’ın eleştirisine muhatap olan bir kurumla ilgili Trump ciddi bir adım attı ve Voice of America (VOA) başta olmak üzere Radio Free Europe, Radio Liberty ve Radio Free gibi uluslararası ölçekte yayın yapan kuruluşların hibelerini kesti ve çalışanlarını izne çıkardı.
Elli dilde yayın yapan VOA’nın kapatılma gerekçesi Trump ve Musk tarafından kamu harcamalarının telafi edilemez boyutlara ulaşması olarak yorumlanmaktadır. Bu tür kararların siyasi yorumu ise Trump’ın ABD’nin on yıllardır yapageldiği farklı ülkelerin siyasetlerine sofistike biçimde müdahale etme anlayışı yerine doğrudan güç kullanımını tercih ettiğini de göstermektedir.
Trump’a muhalefet edenlerin ana argümanı ise, ABD’nin USAID başta olmak üzere VOA ve diğer aygıtlar üzerinden inşa ettiği gücün yerini kimin dolduracağı. Çin ve Rusya tehdidini öne sürerek aydınlık ve özgür bir küre için olmazsa olmaz olarak gösterilen bu kurumların, dünyanın muhtelif yerlerinde demokrasi ve basın özgürlüğü karnesi üzerine fazlasıyla düşünmek gerekiyor.
Trump’ın USAID kararı sonrasında, kurumun kimleri nasıl fonladığına dair yapılan ifşaatlara bakıldığında, benzer bir tartışmanın VOA için yapılmasında da fayda var. VOA ve ismi geçen diğer medya aygıtlarının sınır ötesindeki karnesi nelerle dolu? Kurumsallaşma ve sonraki dönemlerde, hangi motivasyonla ellinin üzerinde dilde yayın yaptı ve faaliyet gösterdiği ülkelerdeki politikalara nasıl etki etti?
Soğuk savaşın en yoğun biçimde hissedildiği dönemde Daniel Lerner ve arkadaşlarının Türkiye başta olmak üzere Ortadoğu’yu kapsama alanına alan bir coğrafyada medya ve modernleşme ilişkisine dair saha araştırmalarının hangi motivasyonlarla yapıldığı bilindiğinde, bugün VOA’nın kurulma süreci ve politik etkisine dair de kapsamlı bir değerlendirme yapabiliriz ancak. Bu açıdan Trump’ın son dönemde USAID başta olmak üzere VOA ile ilgili kararları içeride basın özgürlüğü üzerinden tartışılsa da ABD dışında farklı etkileri üzerinden analiz edileceği açık.
Merhaba, sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynak oluşturur. Lütfen diğer kullanıcılara ve farklı görüşlere saygı gösterin. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı dil kullanmayın.
İlk yorumu siz yapın.
Günün en önemli haberlerini e-posta olarak almak için tıklayın. Buradan üye olun.
Üye olarak Albayrak Medya Grubu sitelerinden elektronik iletişime izin vermiş ve Kullanım Koşullarını ve Gizlilik Pollitikasını kabul etmiş olursunuz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.