1990 yılında gazeteciliğe başladı. İşte Röportaj Dergisi, Söz Gazetesi, Hürses Gazetesi, Ateş Hattı Programı, İntermedya Ekonomi Dergisi, Macro Economy Dergisi, Global Gazetesi, Haber Extra Dergisi, Nokta Dergisi, Yenibinyıl Gazetesi, Sabah Gazetesi, TRT Türkiye'nin Sesi, Yeni Şafak Gazetesi, Star Gazetesi, Trend Dergisi, Focus dergilerinde çalıştı/yazıları yayınlandı. Bu yayınların ait olduğu basın gruplarında gazetecilik yaptı. Muhabirlik, Kıdemli Muhabirlik, İstihbarat Şefliği, Haber Müdürlüğü, Genel Yayın Yönetmenliği, Köşe Yazarlığı görevlerini yürüttü. Sarı basın kartı sahibi Ersanel'in yayınlanmış beş kitabı bulunmaktadır.
‘Koskoca G20 Zirvesi’nden daha büyük, ABD-Çin-Hindistan liderleri ve bir dizi orta-üst deste küresel oyuncuyla görüşmeyi, ‘ABD Başkanı yumuşak konuştu ama bakalım Pentagon ne diyecek, göreceğiz’ sığlığında boğmaya çalışıyorlar.. Şöyle tersleyebiliriz...
S400’ler uçaklara yüklendi ve siz bu satırları okuduğunuzda, konşimentodaki teslim adresi bu yorumları yapanların ‘üzerinden geçmiş’ olacak...
Zirve görüntülerini anlatmayı dış politika okuması sayıyorlar, ikili, çoklu, kapalı oturumlar bu denli yüzeysel olabilir mi?..
***
Ya şöyle olduysa...
Amerika’nın S-400/F35/Türkiye’ye Trump ziyareti yumuşaklığının karşılığı, ABD’nin İran’a yönelik kuşatmasında Ankara’nın desteğini değilse dahi ‘tarafsızlığını’ getirebilir mi?
İki ülke bu bağlamda anlayış geliştirmiş olabilir mi?
Ağır bir soru değil mi...
Hele Rusya-İran-Türkiye Astana Süreci’nin dirildiği, üzerine, Türkiye-Rusya-Fransa-Almanya-II zirvesinin yenileneceği dönemde.
Hele hele, ABD’nin Almanya’dan Suriye’nin kuzeyine-kendi askerlerinin yerine-asker istediği ama reddedildiği günlerde. (‘Washington s’adresse au gouvernement allemend pour remplacer une partie des troupes americaines en Syrie’, 07/07.)
Daha bir-iki satırda, “yaptırımlar konusundaki belirsizlik” daha doğrusu ‘temennileri’ bayağılaştı değil mi...
İyice karmaşık hale getirelim...
***
Demek orada da anlamayanlar var. Bizi, bizdekiler yoruyor, bizimkilere yürüyelim...
***
22 Temmuz’da Pakistan Başbakanı ABD ziyareti gerçekleştirecek ve Başkan Trump’la buluşacak. Bu ziyaretin resmî olarak duyurulması, Amerika’nın ‘Belucistan Kurtuluş Ordusu’nu terörizm listesine eklemesinden sonra geldi...
4-6 Eylül’de Rusya-Vladivostok’ta ‘Doğu Ekonomik Forum’u var, Pakistan lideri ‘özel konuk’, Hindistan lideri ‘baş konuşmacı” olarak Moskova tarafından davet edildi...
Bu iki organizasyonun verdiği mesajları/bağlantıları, “yaptırımlarda belirsizlik var”ın neresine yapıştırsak, o yorumcuların alnına mı?
Rusya’nın Çin-Hindistan rekabetini işbirliğine çevirme planları ipucu olsun.
***
İran, ABD yaptırımlarının bu Beyaz Saray iktidarında sonuç almayı başaramayacağı, hatta “savaş” olursa, bunun Amerika-İsrail beklentilerini karşılamayacağı kararına vardıysa, sonuçları kadar Türkiye’nin Tahran’a göre nerede duracağını ekranda “batı güzellemeleri” döktüren dış politika entelektüellerine (!) sorsak ne yanıt alırız?
Bunun ABD’nin uygulayacağı S-400 yaptırımlarına, ABD Başkanlık seçimlerine etkisini anlatabilirler mi?
Veya ABD’nin İran yaptırımlarının aşılması, Avrupa ülkelerinin Tahran ile ticaretlerini sürdürmesi için oluşturulan özel ödeme mekanizmasının (INSTEX) işe yarayıp yaramayacağını söyleyebilirler mi?
***
Kördüğüm yapalım...
“Pençe Harekâtı 40 günü geride bırakırken bölgede kalıcı adımlar atılmaya başlandı. Bu kapsamda Hakurk operasyonu ile ‘kalıcı’ güvenlik koridorları oluşturulacak. Denetimi sağlanan önemli noktalara karakollar inşa edilmeye başlandı”... (06/07.)
Yani?
***
Kafalarını suyun altında daha fazla tutmak istemem ama şunu da yazmak şart...
İngiltere’nin ABD büyükelçisinin Londra’ya yazdığı elektronik postalar faş edildi. Büyükelçi’nin Başkan Trump hakkında yazdıkları dünyaya mâl olunca iki “kardeş” arasında niza çıktı.
Amerika ve İngiltere’nin arasını kim bozuyor?
Kanlı-bıçaklı olmalarına rağmen G20 zirvesinde buluşan Başbakan Theresa May ve Rusya Devlet Başkanı Putin, görüşmeden sonra da ateş püskürmeye devam etmişlerdi. Daha doğrusu özellikle May! Oysa aynı odadaydılar!
***
Her yeni bilgide işler karıştıkça karışırken nasıl oluyor da Ankara bu sarmallardan sıyrılıp kurtulabiliyor?
Dış politika ve ulusal güvenlik vasatla yürümez.
CHP tipi ‘not tutmayan diplomatlar’ iddiaları ya da FOX tipi, ‘görüşmelerde Hollywood güzellemesi’ türünden muhalefet nefesi bu basınca dayanabilir mi? Keza, hükümete yakın çiğ yorumcularla da zor.
‘Devlet gereği’ neyse onu anlayacak ve yapacaklar lazım.
Merhaba, sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynak oluşturur. Lütfen diğer kullanıcılara ve farklı görüşlere saygı gösterin. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı dil kullanmayın.
İlk yorumu siz yapın.
Günün en önemli haberlerini e-posta olarak almak için tıklayın. Buradan üye olun.
Üye olarak Albayrak Medya Grubu sitelerinden elektronik iletişime izin vermiş ve Kullanım Koşullarını ve Gizlilik Pollitikasını kabul etmiş olursunuz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.