
Televizyonlarda ilginç evlilik programları gerçekleşiyor. Erkekler ve kadınlar bir birine tanıştırılıyor, mal varlıkları, talepler ve beklentiler ortaya konuyor, fiziksel ve ekonomik beğeniler sunuluyor… Kadın ve erkek evliliği bir "sahne oyunu" halinde oynamaya çalışıyorlar. Evlilik sahne oyununda gerçekle yalan, imajla hakikat ve değerle madde iç içe geçiyor. Oyun mu, yoksa gerçek mi bir birinden ayıramıyorsunuz. Evlilik mi oyuna dönüşüyor, yoksa oyun mu evliliğe yol açıyor? Bunu ayırt etmek oldukça zor.
Mahremiyetin duygu, davranış, ilişki ve duygu olarak kendisini en fazla ortaya koyduğu alan ailedir. Aile de evlilikle başlar. İçinde özel olanı, dayanışmayı, gerçekliği, saygınlığı ve sorumluluğu tutar. Kitleler değil, akraba ve dostlarla gerçekleşir evlilik. Oyun değil, hakikatin terennümü olarak temsile yönelir. Adem ve Havva''nın buluşmasının izdüşümü olarak gerçekleşir.
Evlilik programlarında mahremiyet bütünüyle patlamaktadır. Koflaşarak buharlaşmaktadır. Modernitenin mahremiyet dönüşümü, burada patlayarak biçimsiz, desensiz, sorumsuz, saygı içermeyen ve kitleselleşerek özel olma yönünü kaybeden bir olgu haline gelir. Her şey apansız ve aleniyet içinde ortaya dökülür. Bedenler, paralar, şuh davranışlar ve örtüsüz arzuların hepsi sahnededir. Oyun içinde malzemeye dönüşürler.
Evlilik televizyon eğlencesi, reyting aracı, oyun malzemesi ve kitlelerin idrakine sunulan tüketim pratikleridir. Popüler kültürün içinde görücüye çıkar gelin ve damat adayları... Aslında gerçek gelin ve gerçek damat olmanın ötesinde oyun damat ve oyun gelin adayları vardır. Medya imgeleriyle donanmış gelin ve damat adaylarıdır bunlar. Gösteriye çıkan varlıklardır. Aşağılanan görücülüğün, medya aktörlüğünde yürütülmesidir. Görücülüğün aktörleri anne ve baba değildir artık. Teorik ve modern dogmaya göre kendi hayatına kendisi karar verecek modern insan… Bu nedenle anne ve babanın kararları ve tavsiyeleri aşağılanırken, evlilik programlarında bu inisiyatif medyaya verilir. Sahneye ve sunucuya… Sunucu hem anne hem de babadır gelin ve damat adayları için. O nedenle yardımsever ve sorumluluk taşıyan babacan tavırlar ortaya konur. Merhametli anne rollerine soyunur. Tam manasıyla yalanlar konseptiyle sürdürülen bir televizyon görücülüğüdür bu.
Evlilik konusunda ya da evlilik tarzı ile ilgili önerilen rol modeller oldukça sorunlu boyutlar taşıyor. Örneğin zengin erkek talebi vurgulanmakta, kadınlar çoğunlukla erkeklerle ilgili taleplerde ev, maaş, araba, tatil vb. maddiyatçı rollerle öne çıkıyor. Erkekler de daha farklı bir şekilde fiziksel beğeniyi evlilik için en baskın olgu olarak üretiyorlar.. İlk defa bir araya gelen insanlar "evlilik pazarlığı"na girişiyorlar. Ev, araba, maaş, tatil vs. üzerinden yapılan bu pazarlıklar evliliği de bir pazar alış verişine çeviriyor.
Türkiye''nin doğusunda yüksek başlık paralarıyla evlendirilen kızlar için "kızlarını satıyorlar" diye yargıda bulunanlar, bu programlarda açıkça birbirlerini çeşitli maddi olanaklarla pazarladıklarının farkında değiller. Program, bir evlilik pazarı platformuna dönüşüyor. Daha doğrusu, stüdyo evlilik pazar sahnesi, onu izleyen toplumsal kitleler ise bu pazarın keyifli katılımcıları haline geliyorlar.
Televizyon programlarının formatı büyük ölçüde eğlence ve reyting formatlarına dayalı olarak gerçekleşiyor. Evlilik gibi aileyi oluşturan en önemli başlangıç, bu formun içine yerleşerek ciddiyetten, özel olandan, akrabalık ve komşuluk dayanışmasından kopuyor. Oysa evlilik, sadece iki kişi arasında gerçekleşen bir olgu değildir. Sosyal boyutları da bulunmakta. Bu boyutlar, ailenin güven, ekonomi ve iç kontrolünü sağlamakta. Aileyi sarmalayan bu sosyolojik bağlam, adeta onun güvenlik kubbesini meydana getiriyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.