
''Örtü'' kelimesi, örtmek''ten türüyor. Burası açık. Açık olmayansa, ''örtü'' kelimesine, yalın olarak kullanıldığı takdirde, nasıl anlam verileceği.
Sözgelimi böylesi bir kullanımda, örtü''den "masa örtüsü"nün mü, "baş örtüsü"nün mü kastedildiği nasıl tayin edilecek?
Dahası var: Baş örtüsünün cinsiyeti nasıl tesbit edilecek?
Erkekler de, kadınlar da başlarını örterler. Eskiden hep örterlerdi. Kesinlikle örterlerdi. Örtmeyi, örtülmeyi asaletin göstergesi olarak görürlerdi. Şimdiyse öyle değil. Batılılaşmış ve modernleşmiş toplumlarda erkekler pek başlarını örtmüyorlar. Kadınlar da. (Sebeplerini ayrıca tartışmak gerekir.)
"Turban", Batı dillerinde —hiç tereddüt etmeye gerek yok— ''sarık'' demektir. ''Kavuk'' anlamını veren sözlükler de var.
TDK Sözlüğü, bakınız "türban" karşılığında ne diyor:
— İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür baş örtüsü.
TDK''cılar ''sarık'' dememek için "başı sıkıca kavrayan" demişler. Buna mukabil Kubbetaltı Sözlüğü, siyasî tartışmaların tesirinde kalarak daha kötüsünü yapmış, türbanı kadınlara tahsis etmiş:
— Kumaş veya yünden kenarsız kadın başlığı.
Ne kadar ilginç: kadın başlığı.
''Sarık'' kelimesi sarmak''tan türer. Lâkin Türkçe''de kadınların baş örtüleri için değil, erkeklerin baş örtüleri için kullanılır.
Türban ise bir başlık. Ama gerçekte kadın başlığı kadar erkek başlığı da idi. (Tülbend''le yakın ilgisi olsa da hâl böyleydi.)
Kısacası, türban erkeklerin de başlarını örttüğü bir dünyanın simgesiydi. "Türk sarığı"nın adaleti ve merhameti temsil ettiği bir dünyanın simgesi hem de.
Türk''ün sarığı yok artık.
Peki adalet ve merhameti?
Bildiğim şu: Artık "Türk''ün türbanı" (!) var.
Kimse şu soruyu sormuyor:
— Cumhuriyet niçin erkeklerin başlarını muayyen bir tarzda örtmelerini yasaklamakla yetinmeyip onları bir de şapka giymeye zorladı?
Cevabı çok basit: Erkeklerin başlarını örtmemeleri tasavvur edilemezdi de ondan. Bu nedenle şapka zorunlu kılındı. Sonra fiilen başlar açılınca ''şapka'' kanunu işlevini yitirdi.
Kadınların baş örtülerini tanımlamak bakımından ''turban'' kelimesinin ısrarla kullanılmasının sebebi, tamamen ideolojiktir. Kasden Türkçe olmayan bir kelime kullanılıyor. İthal bir kelime.
Dilin macerası ne garip: Şimdi erkeklerin sarıkları yok ama kadınların türbanı var.
Kur''an Kerim''de bilhassa kadınlarla ilgili olarak şu sözcükler kullanılır: siyâb, hımâr, cilbâb.
Bu kelimelerin ne tür giysilere delâlet ettikleri, aralarındaki farkların ne olduğu, kadınların bu giysilerle nasıl örtündükleri, hangi uzuvlarını nasıl örttükleri gibi sorulara cevap verebilmek için, önce şu sorunun cevabını vermeyi denemeliyiz:
Bir kelimenin belli bir uzvu örten bir giysi türü olduğunu anlamak için, —pazu-bent, ser-puş veya baş-lık, göz-lük, ayak-kabı örneklerinde olduğu gibi— muhakkak o uzvun, o organın lâfzen zikredilmesi mi gerekir?
Bu soruya cevap vermek için esasen bilgi sahibi olmaya gerek yok, biraz insaf ve iz''an sahibi olmak da kâfi.
Meselâ erkeklerin başlarına taktıkları muhtelif ''başlıklar'' için kullanılan ve fakat buna rağmen ''baş'' ya da ''saç'' ekleriyle birleşmemiş şu kelimelere bir göz gezdirelim:
— Şapka, kasket, takke, külah, sarık, kalpak, bere, kavuk....
Sadece erkeklerin mi?
Şimdi de kadın ''başlık''larından bazı örnekleri hatırlayalım:
— Örtü, çarşaf, ferâce, çember, bürgü, ehram, yeldirme, üstlük, yazma, yaşmak, değirmi, yemenî, harmanî, türban, tülbent...
Hani baş? Hani saç?
Bu örtü türlerinin başı örten ''örtü''lerden olduğunu isbatlamak için ''baş'' ve ''saç'' kelimeleriyle izdivaca girmeleri mi gerekir?
Elbette, hayır!
"Yemeni bağlamış telli başına/Zülüfleri düşmüş hilâl kaşına" mısralarını terennüm edecek kadar bu milletin diline, kültürüne alâka ve hürmet duymak yeterlidir.
"Başörtü Risalesi"ni neşretmemin üzerinden yaklaşık 15 yıl geçti. Bir korkunun eşliğinde yazmıştım o risaleyi. Korktuğum başıma geldi. Kuşku kesinliğe galebe çaldı.
Sizin anlayacağınız kalabalıklar kazandı.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.