Muhataplarımızdan gelen dostça yansımalar

00:0020/11/2011, Pazar
G: 5/09/2019, Perşembe
Ali Murat Güven

Elimde muhtelif konu başlıkları bulunmasına rağmen, bu hafta sonu öyle çok da derin meselelere ardı ardına dalışlar yapan kallavî bir köşe yazısı hazırlayasım yok. Pek muhtemeldir ki önceki gece, ticarî gösteriminin ilk gününde izlediğim“Celal Tan ve Ailesi''nin Aşırı Acıklı Hikâyesi”adlı depresif film yol açtı bu duygusal tâkatsizliğe…Söz konusu film öylesine garabet bir toplumsal tablo çizmekteydi ki gecenin bir yarısında karanlık salondan dışarı çıkarken,“Dünya da, hayat da, içinde yer aldığımız

Elimde muhtelif konu başlıkları bulunmasına rağmen, bu hafta sonu öyle çok da derin meselelere ardı ardına dalışlar yapan kallavî bir köşe yazısı hazırlayasım yok. Pek muhtemeldir ki önceki gece, ticarî gösteriminin ilk gününde izlediğim
“Celal Tan ve Ailesi''nin Aşırı Acıklı Hikâyesi”
adlı depresif film yol açtı bu duygusal tâkatsizliğe…
Söz konusu film öylesine garabet bir toplumsal tablo çizmekteydi ki gecenin bir yarısında karanlık salondan dışarı çıkarken,
“Dünya da, hayat da, içinde yer aldığımız Türk toplumu da senarist-yönetmen Onur Ünlü''nün muhayyilesinde yarattığı düzeyde kasvetli ve umutsuz bir görünümde ise o zaman bizler de en kısa zamanda araştırmacı-yazar Dücane Cündioğlu''nun tavsiyelerine uyup afili bir intiharla terk-i dünya eyleyelim”
dedim kendi kendime…
Bereket versin ki, evreni hâlâ
Yüce Allah
yönetiyor ve her şeyin en iyisini -sonsuz kudretiyle- yine
O
biliyor. Ne
Türkiye
adlı ülke ve onun üzerinde yaşayan
Türk
toplumu
Ünlü
''nün varsaydığı kadar çürümüş durumda, ne de mevcut bazı -aşılabilir- bireysel ve toplumsal sorunlar karşısında
Cündioğlu
''nun -özellikle, çok fazla düşünüp kendisini halkı adına helâk eden aydın kesim için- kutsarcasına savunduğu o çıkış yoluna başvurup
a yönelmeye gerek var. Evrendeki canlı ve cansız her şeyin sahibi ve yöneticisi
Yüce Allah
''tır. Yaradılış gününde çizilen rota uyarınca, iyiler iyiliklerine, kötüler de kötülüklerine aynen devam edecekler; bu süreçte (gerçekten teslim olmuş)
Müslümanlar
''a düşen temel görev ise iyiler ve iyiliğin safındaki mücadeleyi
son nefeslerine kadar kararlılıkla sürdürmek
olacak.
Öte yandan, varlığından iyiden iyiye zevk alınır duruma gelinen bir
“kronik depresyon”
u kendisine yol haritası olarak bellemiş alanların, kafası iyice karışık durumdaki dindar gençleri arkalarına takıp sürüklemeleri meselesini de
hiç boş bırakmamak
, câmiâda gitgide yayılan bu tehlikeli hastalıkla
kıran kırana mücadele etmek
gerekiyor. Çünkü,
2000
''lerin başlarından beri mütedeyyin kesimin yüzleştiği en büyük entelektüel sorun bu; yoksa
“İkiz Kuleler”
in bir derin devlet komplosuyla çökertilmesi bile uluslararası kamuoyunun ve dindarların dindarlık algısında böylesine ağır bir tahribata yol açamadı.
Söylemek istediklerimin büyükçe bir bölümünü yan sütunlardaki
“Celal Tan”
için, lafı daha fazla uzatmayıp
“Âdetullah gereğince, her iyi niyetli çaba karşılığını mutlaka bulur”
diyor ve okurlarımla son zamanlarda yazdığım yazılara ilişkin olarak muhataplarından gelen bir kaç cevabî mesajı paylaşmak istiyorum.
Sen bizleri asla kendimizle baş başa bırakma Ya Rabbim!
* * *
“Kâfirler laf ebeliğiyle, bir kaç üfürüklük nefesle Allah''ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki, onlar istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.”
Kur-an-ı Kerim, Saff 8
* * *
Sayın Güven
,

“Almanya''ya Hoşgeldiniz”
filmine ilişkin olarak gazeteniz
Yeni Şafak
''ta
13 Kasım Pazar
günü yayımladığınız
için, anılan filmin yapımında ve dağıtımında emeği geçen bütün ekip arkadaşlarımız adına size çok teşekkür ederim. Yazınızın linkini
Roxy Film
''e, bu güzel hikâyeyi yazan ve yöneten
Nesrin
ve
Yasemin Samdereli Kardeşler
''e de ilettim. Eminim ki onlar da yapıtlarına karşı sergilediğiniz bu dostça yaklaşımdan, verdiğiniz samimi destekten dolayı çok mutlu olacaklardır.
“Almanya''ya Hoşgeldiniz”
, bizim ülkemizde müthiş bir gişe başarısı elde etti ve insanlar
Samdereli Kardeşler
''in gerçek hayat deneyimlerinden beslenen bu duygusal hikâyeye bayıldılar. Söz konusu yapıtın uluslararası dağıtımını üstlenen
Concorde Film
ekibi olarak, şimdi aynı hikâyenin bu kez de anavatanında gösterilmesine,
Türk
izleyicileri ve sinema yazarlarıyla buluşmasına aracılık etmek son derece keyifli bir duygu.
Alman
toplumuna,
1960
''larda başlayan yabancı işçi göçünün ardındaki gizli kalmış mutluluklar ve hüzünler hakkında birbirinden değerli mesajlar veren
“Almanya''ya Hoşgeldiniz”
, umarım ki
Türk
izleyicileri tarafından da aynı düzeyde bir ilgi ve sevgiyle karşılanır.

En iyi dileklerimle,

STEPHANIE KRAMP
CONCORDE FİLM
BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER SORUMLUSU
GRÜNWALD-ALMANYA
* * *
Sayın Güven
,

Sivil Toplum ve Diyalog Merkezi
yönetimi olarak,
Antalya
''da,
“filmlerin başlarında neredeyse filmin uzunluğunda reklâm gösteren sinema salonları”
na karşı verdiğimiz hukuk mücadelesini destekler nitelikteki
büyük bir mutlulukla okuduk.
Öncelikle, pek çok sinemaseverin ortak sıkıntısı olan
“abartılmış reklâm yayınları”
konusuna gösterdiğiniz bu hassasiyet ve bir o kadar da nefis yazınızdan dolayı sizi tebrik ederiz. İzniniz olursa, yazınıza, linkini de vermek suretiyle, merkezimizin internet sitesinde yer vermek ve onu bütün üyelerimizle paylaşmak istiyoruz.
Yazınızda her türlü hak ihlâli ile mücadele eden
STDM
''yi dostça bir üslûpla anlatmanız bizleri motive etmiş ve çalışma gücümüze güç katmıştır. Ancak, ilgili yazınızın bir yerinde geçen
"Ta ki geçtiğimiz günlerde Sivil Toplum ve Diyalog Merkezi (STDM) adlı, daha önce hiç duymadığım (ki bu bütünüyle benim kusurumdur)…"
ifadesine katılamıyorum. Çünkü, bu durum sizin değil, asıl bizim bir eksikliğimizdir. Kendimizi kamuoyuna ve sizin gibi değerli medya mensuplarına yeterince tanıtmakta bazı kusurlarımız söz konusu. Buna rağmen, sizin çalışmalarımızdan bir biçimde haberdar olup bunu ulusal bir gazetenin sütunlarına taşımanız hepimiz açısından kıvanç verici olmuştur.
Şunu bilmenizi isteriz ki
STDM
henüz çok yeni bir sivil toplum örgütü; fakat tüketicilerin maddî ve manevî açıdan sömürülmesine karşı son derece duyarlı, vatan ve millet sevdalısı insanların oluşturduğu güzel bir topluluktur. Türkiye çapında teşkilâtlanma çalışmalarımız da hızla devam ediyor. Amacımız, hiç bir ideolojik, dinsel ya da etnik ayrım olmaksızın, Türkiye Cumhuriyeti halkının bugünkünden çok daha demokratik, uygar ve insan haklarına saygılı bir düzende yaşaması için gereken adımları atmak, bu süreci hızlandıracak refleksleri sergilemektir.
Sinema salonlarına karşı verdiği hukuk mücadelesi ilgili yazınıza da konu olan değerli yardımcım Avukat
Aydın Türkmenoğlu
ve diğer bütün yönetim kurulu üyelerimizle birlikte, verdiğiniz bu anlamlı desteğe bir kez daha teşekkür eder, meslekî çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımla,

Avukat İBRAHİM GÜLLÜ
SİVİL TOPLUM VE DİYALOG MERKEZİ
GENEL BAŞKANI
ANTALYA
* * *
Güzel kalpli kardeşim Ali Murat Güven
,

Sana bu mesajı
ABD
''den,
Los Angeles
şehrinden gönderiyorum. Aynen, bayram öncesindeki konuşmamızda belirttiğim gibi, yeni projem
“Çanakkale: El Bozkırî”
nin teknik çalışmalarıyla ilgili görüşmeler yapmak üzere geldim buraya… Bir kaç gün boyunca sektörün önemli temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdikten sonra,
ABD
''den
Meksika
''ya geçeceğim.
“Hür Adam”
adlı çalışmamız
Meksika-Oaxaca Uluslararası Film Festivali
''nde yarışıyor ve
festivalin kapanış filmi
olarak gösterilecek. Ben de bu mutlu gecede orada bulunacağım. Bu önemli festivalden bir ödül kazanmayı başarırsak, onu da sana sıcağı sıcağına haber vereceğim. Fakat, herhangi bir ödül gelmese bile,
“Hür Adam”
ın yüzlerce finalist yapıt arasından kapanış filmi olarak seçilmesi beni ziyadesiyle mutlu etti.
Bu arada,
Feza Film
''deki arkadaşlar
haber verdiler, ben de ilgili yazıyı burada internetten okuma fırsatı buldum.
Gerek şahsımla, gerekse şirketimizin çalışmalarıyla ilgili iltifatkâr cümlelerin için sana çok teşekkür ederim. Uzun yıllardan bu yana her şartta ve asla taviz vermeksizin sürdürdüğün bu destekleyici tavrının,
Feza Film
''in diğer bütün çalışanları gibi ben de farkındayım. Kalp kalbe karşıdır; sen bizleri seviyorsun ve çalışmalarımızı Müslümanca bir hassasiyetle destekliyorsun; Allah şahidim olsun ki bizler de seni aynı şekilde çok seviyoruz, mesleğinde ve sektöründe lider olman için her zaman dua ediyoruz. Şimdiye kadarki çabalarımıza verdiğin bütün o kardeşçe destekler için sağ olasın, var olasın.
Mel Gibson meselesi
de dahil olmak üzere, memlekete çok güzel haberlerle dönmeyi umuyorum. Mâlûm, burası
Hollywood
. Burada hiç kimse sırf duygusallıkla hareket etmiyor, her yeni projeye başlanırken öncelikle
para
konuşuluyor. Biz de yeni filmimiz için ekonomik gücümüzün yettiğince en iyi kadroları kurmak için çırpınmaktayız inşaallah…
Türkiye
''de yeniden bir araya gelip hasbihal etmek umudu ve dileğiyle, gözlerinden öperim. Sevgiler…

MEHMET TANRISEVER
FEZA FİLM
YAPIMCI-YÖNETMEN
LOS ANGELES-CALIFORNIA / ABD