
Yılın son günü. Türkiye belki tarihinin en önemli gelişmelerinden birisini yaşıyor, kara kutunun içine yargı eli uzanmış bulunuyor.
Seferberlik Tetkik Kurulu, Özel Harp Dairesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı yıllardır siyasi karanlığın merkezinde yer alan, üzerine gidilememiş bir yapı olarak karşımızda durur.
Kara kutunun içine bu kez gerçekten girilebilecek mi?
Soru bu…
Dün hatırlattık, 16 Ocak 2006 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı''nın yasa dışı hiçbir işe karışmadığını ifade etmişti, yaptığı açıklamayla…
Kuşkuları ortadan kaldırmayan bir açıklamaydı bu…
Askerin bir kurum olarak iç güvenlik sahasındaki yapılanması ve tanımları kendi başına şüphe yaratmaya yeter.
Değil mi ki Genelkurmay bünyesinde, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği''nde, EMASYA''da aynı yapı ve kavramlar karşımıza çıkar. İç düşman ve güvenlik arasındaki ilişki çok kuvvetli şekilde örülür. Yapılanma iç düşman olarak tasnif edilen kişi, grup ve yapıları takip, yıpratma, püskürtme esasına göre vücut bulur. Her yıl yenilenen Genelkurmay mahreçli iç tehdit dökümanlarında, sadece PKK gibi örgütler yer almaz, vakıflar, kimi sivil toplum örgütleri, hatta misyonerlik faaliyetleri dahi önemli bir tutar.
Genelkurmay Seferberlik Tetkik Kurulu''nun görevini şöyle tanımlıyor:
“Ülkemizin maruz kalabileceği bir saldırıda, mütecavize karşı çok hassas görevler icra etmek üzere Soğuk Harp döneminde teşkil edilmiş…” birim…
Böyle olunca Seferberlik Tetkik Kurulu''nun kurumsal ve asli görevinin ordunun iç güvenlik doktrinine göre faaliyet göstermek neden olmasın?
Bir işgale karşı görevlendirilmiş, Anadolu sathında binlerce görevli, binlerce silah deposu, garip ve karanlık bir ilişkiler şebekesi başka çerçevede, içeriye karşı neden kullanılıyor olmasın?
Bu sorunun yanıtı bundan 1,5 yıl önce yayınlanmış bir belgede arayalım…
Haziran 2008''de Mehmet Baransu Taraf Gazetesi''nde yayınladığı, o günlerde, hak ettiği dikkati çekmemiş bir belge var. “TSK''nın yeni Gayri Nizami Harp plânı” başlığıyla haberleştirilmişti.
Bu haber işin aslını anlatıyor, kalbine işaret ediyor.
Haberden kimi bölümleri birlikte okuyalım:
“Genelkurmay, Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı''nın yetkileri ve Gayri Nizami Harb''in muhatabı bağlamlarındaki ''düşman'' tanımını değiştirdi.
Son düzenlemeyle Gayri Nizami Harp tanımına ''Fiziki, ekonomik, psikolojik, siyasi vb. işgal ve/veya teşebbüs durumunda işgali ortaya çıkarmak, karşı tedbirleri uygulamak, ülkemize karşı GNH uygulama ve teşebbüsleri olduğunda icra edilecek karşı tedbirleri oluşturmak'' ifadesi eklendi.
Yurt dışı uygulamalar bölümüne de ''Barış zamanında GNH planlarının alt yapısını oluşturmak ve emir verildiğinde askeri harekâtı desteklemek maksadıyla GNH harekâtını planlamak ve icra etmek'' ifadesinin eklendiğini belirtti.
Genelkurmay''da görevli bir yetkili, ''bu tanıma, egemen gücün istemediği yasal, sivil her oluşum girebilir. Bu kişiler etkin otoritenin yıkılması, zayıflatılması ve engellenmesi için GNH''nin faaliyetlerine maruz kalabilir'' dedi…
Bu gelişmelere paralel olarak ''12 olan başkanlık sayısının, kademeli olarak yükseltilip, 2010''da 24''e çıkarılması kararlaştırıldı. 2009 ve 2010 yılı için gerekli personel ihtiyacı detaylı olarak belirtildi. Bölge Başkanlığı kadro rütbesinin de Yarbay olmasına karar verildi. Bursa, Samsun, Ağrı, Konya, Amasya, Bolu, Denizli, İskenderun, Sivas, Erzincan, Mardin ve Antalya''da yeni başkanlıkların kurulması kararlaştırıldı…''
Durum bu, sorular ortada, şüpheler adeta açık…
Sivilleşmenin hayati önemini hala anlamayan kaldı mı?
Ama''lara yer yok bu “oyun”da…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.