İstanbul’daki seçimler üzerine başlayan tartışma gittikçe sertleşiyor. Her gün her iki cepheden açıklamalar, karşılıklı suçlamalar, belge göstermeler, vahim iddialar önümüze düşüyor.
Siyasilerin karşılıklı açıklamaları bir yana, medyada ve sosyal medyadaki durum daha vahim. Sokağa çıkma çağrısı yapanlar, kandan, kavgadan bahsedenler, kriz, kavga, kaosu tetikleyenler…
Vahim şeyler bunlar.
İşte tam bu esnada seçimden önce herkesin gönlünü fetheden Bayburtlu Yusuf’u hatırladım. Yusuf yüzlü bu çocuk, herkese sükunetin, edebin, ahlakın, sakinliğin ve kendine güvenin en güzel örneğini vermişti.
Cumhurbaşkanı’ndan en sade vatandaşa kadar herkes, bu Anadolu çoğunun genlerinden taşıp gelen toprak gibi sakin, su gibi duru, hava gibi temiz karakterine hayran oldu.
O yüzden tam da Bayburtlu Yusuf olmak gerekir bu zamanda dedim.
Sandıkta milletin vereceği karara her zaman inandım. Hatta tüm seçim sonuçlarından sonra ortaya çıkan kararların, şapka çıkartılacak kadar ince ayarlanmış, derin ve geleceği düşünülerek verilmiş kararlar olduğunu gördüm. Bunlar muhteşem bir politik zekanın ürünü.
Lakin tartışmalar, gerilim bitmedi, kesin kararlar açıklanamadı hala.
Her siyasi partinin seçim sonuçlarına itirazı hukuki haklarıdır. Sadece İstanbul’da değil, sadece AK Parti de değil, tüm partiler, birçok şehirde seçim sonuçlarına itiraz etti. Kimi sonuçlandı, kiminin incelenmesi hala devam ediyor.
Yüksek Seçim Kurulu’nu ve özellikle başkanı Sadi Güven’i tebrik etmek gerekiyor. Süreci çok iyi yönetiyorlar. Umuyorum, kararlar açıklandıkça bu kurumu da yıpratmazlar, saygınlığını zedelemezler.
Bugün YSK’ya bir önerim daha var. Bu önerim, şu andaki tartışmaların odağı olan klasik oy verme biçimi, kaydedilmesi, sayımı ve sisteme aktarılması konusunda olacak.
Teknoloji ve geleneksel oy verme/sayma/kayda geçirme modelini birleştirmek sistemi daha mükemmel hale getirmek mümkün. Barkot sistemleri, parmak izi, retina tarama, optik okuma, yapay zeka ve daha bir çok teknolojik aracın kullanılabileceği imkanlara sahibiz.
İnsan merkezli hataları teknolojinin desteği ile çözebiliriz. Teknolojiye güvenmediğimiz yerde de insan unsurunu devreye sokarak sistemimizi kuvvetlendirebiliriz.
Yapılan itirazlar, gösterilen belgeler, ortaya çıkan tablo, sistemimizde insan hatalarının yoğun olduğunu gösteriyor. O yüzden bir emniyet mekanizması, kontrol aracı ya da kolaylaştırıcı bir etken olarak teknolojiyi devreye sokup seçim sistemimizi daha güçlendirmek mümkün.
Sanırım hemen Amerika’da Rusya’nın seçim sistemine siber müdahalesi akla gelecektir. Teknolojiye güvenmeyeceksek uçağa da binmememiz lazım.
Sadece hukukun değil, aynı zamanda teknoloji ile güçlendirilmiş sağlıklı seçim sisteminin de tartışmaları sona erdirecek bir güç olduğunu unutmayalım.
İnsan hatasından kaynaklı yanlışlıklara itirazlarda dikkatli cümleler kurmak gerekir. Devletin görevlendirdiği sandık başkanlarını, YSK hakimlerini ve seçim sistemini zan altında bırakacak, şaibeli yapacak açıklamalardan kaçınmak gerek.
Medyada bu konudaki akla zarar haberleri ve iddiaları dikkate almıyorum artık.
Lakin siyasetçilerimizi dikkate alırım.
AK Parti’nin aldığı % 44.3 oyu, Cumhur ittifakının % 51.6 oyunu da tartışmaya açar. Sanırım Yavuz, İstanbul seçimlerini kast etti. O zaman da AK Parti’nin İstanbul’da kazandığı 24 ilçenin durumunu şaibeli hale getirir. Eminim Yavuz’un kast ettiği şey başkaydı ama cümle her türlü yanlış anlamaya müsait. Bu yüzden yanlış anlaşılmaları düzeltecek bir açıklama yapması iyi olur.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.