Beyaz Türkleri zenciliğe kim ‘ikna’ etti

02:5818/06/2018, Pazartesi
G: 18/06/2018, Pazartesi
Hüseyin Likoğlu

Erken seçim kararı dolayısıyla Türkiye 62 gündür seçim sürecini yaşıyor. Seçim haftasına girmiş bulunuyoruz. Bu pazar Türkiye, tarihinin en kritik seçimi için sandık başında olacak. Bütün seçimler kritiktir ama bu kez çok farklı bir seçime gidiyoruz. 16 Nisan referandumu ile kabul edilen anayasa değişikliğinin öngördüğü yeni hükümet sistemi bu seçim neticesinde yürürlüğe girecek.62 gündür Türkiye’de yapılan seçim propagandalarında bir kesim hariç, herkese yönelik seçim vaatleri dinliyoruz. Sadece

Erken seçim kararı dolayısıyla Türkiye 62 gündür seçim sürecini yaşıyor. Seçim haftasına girmiş bulunuyoruz. Bu pazar Türkiye, tarihinin en kritik seçimi için sandık başında olacak. Bütün seçimler kritiktir ama bu kez çok farklı bir seçime gidiyoruz. 16 Nisan referandumu ile kabul edilen anayasa değişikliğinin öngördüğü yeni hükümet sistemi bu seçim neticesinde yürürlüğe girecek.



62 gündür Türkiye’de yapılan seçim propagandalarında bir kesim hariç, herkese yönelik seçim vaatleri dinliyoruz. Sadece beyaz Türkler diye tabir edilen elitist-Kemalist-laikçi kesime yönelik hiç kimse herhangi bir vaatte bulunmuyor. Muhalefet adayları, muhafazakâr ve kendilerine göre Kürt seçmene yönelik tüm adaylar vaatlerde bulunuyor.

‘Kendilerine göre Kürt’ dememin nedeni Kürt denilince akıllarına sadece HDP ve Selahattin Demirtaş’ın geliyor olması. Onlara göre Demirtaş’ın serbest bırakılmasını vadetmek Kürt seçmeni kazanmalarına yeterli olacak.

Selahattin Demirtaş’ın 6-8 Ekim olaylarında yaptığı provokasyon çağrısı ile Kürt halkına karşı bir katliam yaptırdığından bîhaberler. Hendek ve çukur siyaseti neticesinde Kürt halkının yaşadığı şehirlerin PKK terör örgütü tarafından yaşanmaz hale getirildiğinden bîhaberler. Aslında eski kafa Kürt=PKK, onlara göre PKK’lı olmayan Kürt yoktur. Dolayısıyla PKK’nın siyasi uzantısı HDP’ye şirin gözükürsek Kürtler de bize oy verir anlayışıyla hareket ediyorlar.

Konumuz bu değil, bir gazeteci olarak yukarıda saydığım elitist-Kemalist-laikçi kesime niye kimse herhangi bir vaatte bulunmuyor. Onlar bu ülkenin vatandaşı değil mi? Onların oylarını kimler ceplerinde keklik görüyor. Bunu merak ediyorum.

CHP’nin adayı Muharrem İnce, her mitinginde “Allah’ın izni” ifadesini en az 8-9 kez kullanıyor. Amenna Allah’ın izni olmaksızın kâinatta yaprak bile kımıldamaz. Tamam, biz buna iman ediyoruz da hiç mi oylarını çantanızda keklik gördüğünüz seçmenleri düşünmüyorsunuz? Kimsenin başörtüsüne karışmayacakmış Muharrem İnce, beyefendi lütufta bulunuyor. Haydi, bunu da içimize sindirelim. ”Peki, kardeşim oylarını çantanda keklik gördüğün malum kesim de sizin gibi mi düşünüyor?”

Mesela, “Türbanı Sümerlerde fahişeler takardı” diyen meşhur Sümerolog Muazzez İlmiye Çığlık, artık çığlık atmayacak mı?

Mesela, başörtüsünü yasaklayan Anayasa Mahkemesi Başkanı

Yekta Güngör Özden tövbe mi etti?

Mesela, Yargıtay’ın militan Başsavcısı Vural Savaş, Refah Partililere ‘habis ur’ dediği için kafasını duvarlara mı vuruyor.

Mesela, Ahmet Necdet Sezer Çankaya Köşkü’nde başörtülüleri görmek istemediği için verdiği eşsiz resepsiyon davetleri nedeniyle büyük pişmanlık duymuş, her gece teheccüde mi kalkıyor?

Mesela, Samsun’da üniversite yolunda durdurduğu dolmuş ve otobüslerin içindeki kız öğrencilere başlarını açtıran dönemin rektörü Ferit Bernay, otobüs dolusu günahlarının affı için aynı yoldan geçen dolmuş ve otobüslerdeki başörtülülere tülbent mi dağıtıyor?

Mesela, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, AK Parti’ye açtığı kapatma davası için “Google’dan topladığım uyduruk deliller ne ise de, üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldıran anayasa değişikliğini deliller arasına almasaydım” diye büyük pişmanlıklar içinde mi?

Mesela, Kemal Gürüz, İmam Hatiplerin önünü kesmek için icat ettiği katsayı adaletsizliği için “Keşke Çevik Bir’in emrini dinlemeseydim” mi? diyor.

Mesela, evine temizliğe gelen Vesayet’e AK Parti’ye istikrar dolayısıyla oy vereceğini söylediği için “İstikrar senin neyine Vesayet” diye çıkışan ve hatta işten kovan Üniversiteli Kadın, “Muharrem, muhafazakâr vaatler senin neyine mi?” diyordur.

Valla niyetimiz kötü değil, kimsenin niyetini de sorgulamıyoruz. Sadece merak ediyoruz. Bu beyaz Türklerin oylarını çantasında keklik görenler, bu insanları nasıl ‘ikna’ etti? Sahi bir de Nur Serter diye bir iknacımız vardı. O nerede? Yoksa o mu ikna etti. Yok canım inanmam…

#AK Parti