Türk güreşi yara alıyor
Güreş, güreş olalı beri böyle bir zulüm görmedi. Türk Milleti'nin hayatında büyük önemi olan, tarihiyle bütünleşen güreşçimiz, şimdi kendini bilmezlerin yüzünden ayağa düşürülüyor.
Güreşin gerçek sorunları dile getirilmesi gerekirken, pavyon ve sokak ağzıyla tartışmalar kamuoyunun önünde yapılarak güreşe en büyük zararı veriyorlar. İşin kötü tarafı, bu kadar köklü bir camianın içinden yaşlısından gencine bir Allah'ın kulu çıkıp da "Yahu siz ne yapıyorsunuz? Böyle saçmalık olur mu?.. Kendi elinizle güreşi lekeleyip, oturduğunuz dalı kesiryosunuz" demiyor...
Bu kadar vurdum duymaz, bu kadar menfaatçi bir camiadan fazla bir şey de beklenemez herhalde. Şampiyon olanı da olmayanı da, zengin olanı da olmayanı da bu dönemde güreşin yara alması için özel çaba gösteriyor!..
Acaba ekranlarda bu gereksiz, amaçsız tartışmaları izleyen halk bir daha cadı kazanına dönen güreşe çocuğunu gönderir mi?.. Sevgisini muhafaza eder mi?..
Başarılarıyla dünyaya adını duyuran güreşçimiz bir çok şampiyon yetiştirirken, maalesef kendini yönetecek adam gibi bir adam yetiştiremedi. Federasyon Başkanlığı seçimleri yaklaşırken bu camia, çağdaş, halkla bütünleşecek, herkesi kucaklayacak ve camiayı birleştirecek bir ismin bulunmamasının ayıbını yaşıyor.
Yazık ve günah...
Ben Bakan'ın yerinde olsam, bu kadar köhnemiş bir camiaya seçim yaptırmam. Ceza olsun diye de camianın dışından bir ismi atarım. Hiç olmazsa davranışlarını kontrol eder de camiaya zarar vermez.
Aday olanlar güreşe hizmet değil de biraz kendilerini tatmine çalışıyorlar. Eğer bu camia delikanlı bir camiaysa, hizmet yerine ekranlarda söz düellosu yarışına girenlerin hiç birini başkan seçmez. Çünkü bunların hiç biri başkanlığı hak etmiyorlar.
10 EKİM 2000
|