Logo... Gündem...

Kovun bu adamları

Türk Eğitim Sistemi, tarihinin en büyük kriz dönemini yaşarken, eğitimin başında bulunan iki isim dürüstlüğe aykırı hareket ve sözleriyle büyük tepki topluyorlar.

A nkara - Türk Eğitim Sistemi, tarihinin en büyük kriz dönemini yaşarken, eğitimin başında bulunan iki isim devlet yöneticiliğindeki en temel düsturlardan birisi olan dürüstlüğe aykırı hareket ve sözleriyle tepki topluyorlar. Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu ile YÖK Başkanı Kemal Gürüz, ülkenin dört bir yanında başörtüsü yüzünden eğitimde sancılar yaşanırken, "başörtüsü sorunu yoktur" demeye devam ediyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖK, en son Bütçe görüşmelerinde de inatla başörtüsü sorunu olmadığında ısrar ederken, her iki yetkilinin de yalanları yine kendilerine bağlı bir kurum tarafından ortaya çıkarıldı. YÖK'e bağlı Anadolu Üniversitesi, güvenlik önlemleri içinde, başörtülü öğrencilerin sınava alınmamasına da yer verdi. Anadolu Üniversitesi Bilgisayar Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin başında bulunan Prof. Dr. Önder Özkazanç, 7 Haziran'da il güvenlik tedbirleri konulu ve B.30.2.ANA.0.2G.00.00.400/206 Sayılı yazısında, görevlileri, başörtülülerin organize davranışlara girebileceği iddiasıyla uyararak, Açık Öğretim sınavlarına alınmamalarını istedi. Prof. Özkazanç, yazısında şu görüşleri dile getirdi: "Bulunduğunuz İl Valiliği'ne tarafınızdan teslim edilmesi gereken 'sınavda alınacak güvenlik tedbirleri' hakkındaki yazı ve eki ilişiktedir. Bu yazı ve ekinde yer alan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü yazılarının gereği olan il koordinasyon toplantısının yapılarak, alınan güvenlik önlemlerini içeren bir raporunuzun en kısa zamanda merkezimize gönderilmesi gerekmektedir. Bunun yanında sınav yönergesinde de belirtildiği gibi, 'Laik demokratik cumhuriyet ilke ve inkılaplarına aykırı kıyafetle gelen öğrenciler sınıava alınmayacaktır.' Bu konuda ortaya çıkabilecek organize faaliyetler konusunda önlemlerin alınması, sınavın selameti açısından uygun olacaktır."

Mazileri kirli

Başörtüsü yüzünden sergilenen kıyım tüm hızıyla sürerken, şimdiki hükümetin iki ortağı DSP ve ANAP, 55'nci hükümet döneminde de berbat bir sicile sahipler. 1997 yılında başlayan başörtüsü yasağı önce bütün üniversitelere ve devlet dairelerine daha sonra ise imam hatip okullarına kadar yayıldı. Ecevit ve Yılmaz, arkalarında bıraktıkları onbinlerce başörtüsü yasağı mağduruyla yeniden iktidar oldular. Anasol-D'nin kurulmasından buyana 25 bin 204 öğrenci başörtüleri nedeniyle okullarına alınmadı veya yok sayıldı. Yaklaşık 2 bin memur da, başörtülü oldukları veya başörtülülere destek verdikleri için işten atıldı. Mazlum-Der insan hakları raporlarına göre de, 1997 yılında başörtüsü yasağından kaynaklanan olayların sayısı 688 iken, 1998 yılında sadece okula alınmayan ve yok sayılan öğrencilerin sayısı 8 bin 238'e ulaştı. Bu sayıya soruşturma geçiren, ceza alan öğrenci ve memurlar ile görevden alınan, sürgün edilen memurlar da eklendiğinde geçtiğimiz yıl içinde başörtüsü yasağından birebir etkilenenlerin sayısı yaklaşık 23 bini buldu. DSP ve ANAP'ın baskıcı tutumu ile başörtüsü yasağı sadece üniversiteler, imam hatip liseleri ve devlet daireleri ile sınırlı kalmadı. Başörtülülerin askeri bölgelere alınmaması, ehliyet, basın kartı, memur emeklilerinin kartları ve sağlık karneleri gibi pek çok alanda ve yine YÖK'ün kontrolünde olan Tıpta Uzmanlık Sınavı, Lisansüstü Eğitim Sınavı, üniversiteye giriş sınavı, Kamu Personeli Dil Sınavı gibi bir çok sınavda başörtüsü ya tamamen yasaklandı ya da kapı görevlilerinin keyfi tutumuna bırakıldı. 1998-99 eğitim yılında bazı imam hatip liselerinde başlatılan başörtüsü yasağı ile birlikte ise çocuk yaştaki öğrenciler nezarethanelerle, mahkeme koridorlarıyla tanıştırılmaya başlandı. Emniyet güçlerince sokaklarda kovulan, coplanan öğrenciler, daha üniversite aşamasına gelmeden yıl kaybına uğradı veya tasdikname tehditleriyle tamamen okulunu bırakmak zorunda kaldı. Bütün bu gerçeklere rağmen Bostancıoğlu, bütçe görüşmelerinde olayları umursamadan inkar yoluna saptı. Bütçe görüşmelerinin tamamlanmasından sonra söz alan Bostancıoğlu, Türkiye'de başörtüsü sorunu olmadığını öne sürerek, "Bu sorun Milli Eğitim'de de yoktur, YÖK'te de yoktur. Bizler, yargının ve Danıştay'ın verdiği kararları uyguluyoruz" dedi.

MHP de isyanlarda

Bu arada, Gürüz'ün ideolojik takıntılı yönetimi, hükümet ortağı MHP'yi bile isyan ettirdi. Gürüz'e, en büyük eleştiri MHP'li Abdülkadir Akcan'dan geldi. Akcan, Gürüz'ü üniversitelere kaosa itmekle suçladı.






Geri



Milletin sesine kulak versinler

    İstanbul-İmam-Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği Genel Başkanı İbrahim Solmaz, son aylarda İstanbul'daki İmam-Hatip liselerinde başörtülü öğretmenlere yönelik kıyımların Türkiye için bir yüz karası olduğunu söyledi. Son olarak Eyüp İmam-Hatip ile Ümraniye İmam-Hatip liselerinde 50 kadar öğretmenin öğretmenin açığa alındığını kaydeden, Solmaz, İHL'lerde eğitimin felç edildiğini de vurguladı.

İHL'lerde eğitim felç

"Önünde Milli kelimesi olan eğitim sistemimiz için de bir yüzkarası olan bu kıyımlar bir an önce durdurulmalıdır" diyen Solmaz, "İmam-Hatipler dinin öğretildiği okullardır. Bu okullarda başörtüsünün dinin bir gereği olduğu öğretilirken, diğer taraftan sadece başörtülü oldukları için yüzlerce öğretmenin açığa alınması ibret verici bir gelişmedir" dedi. Solmaz, İmam-Hatip liselerindeki öğretmen kıyımları nedeniyle eğitimin felç edildiğini kaydederek, "Öğrencilerimiz de mağdur edilmektedirler. Hem öğretmenlerinin kıyıma uğratılması, hem derslerin boş geçmesi ve hemde üniversite sınavında uygulanan ortaöğretim başarı puanları nedeniyle öğrencilerin psikolojik moralleri de son derece bozulmuştur" dedi. Siyasilerin soruna Solmaz, "Herkes aklını başına almalıdır. Milletin sandıkta kendilerine verdiği dersten ibret almalıdırlar. Siyasiler milletin sesine kulak versinler" şeklinde konuştu. Solmaz, ÖNDER olarak sözkonusu uygulamaların son bulması için siyasileri uyarma görevine devam edeceklerini de sözlerine ekledi.


Gelecekleri için ter döktüler

   Ankara- İlköğretimin son sınıfında okuyan öğrencilerin girdiği Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKÖSYS) yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, sınavın tüm merkezlerde sakin geçtiğini bildirdiler. Fen, Anadolu, Anadolu Öğretmen, Anadolu İmam Hatip, Anadolu Teknik, Anadolu Meslek ve Milli Eğitim Bakanlığı`na (MEB) bağlı Sağlık Meslek Liselerine alınacak öğrencileri belirlemek amacıyla yapılan sınav, Türkiye`de tüm il merkezleri ile Lefkoşa, Riyad, Medine, Cidde ve Trablus`ta gerçekleştirildi. Saat 10.00`da başlayan sınav, 120 dakika sürdü. Sınavda öğrencilere Türkçe, Fen, Matematik ve Sosyal derslerinden toplam 100 soru yöneltildi. Sınava, 316 bin 48 öğrenci başvurdu. Sınav sonucunda, toplam 90 bin 193 öğrenci, söz konusu liselere girmeye hak kazanacak. Temmuz ayının son haftasında açıklanacak liseler için bu yıl belirlenen kontenjanlar şöyle:

Resmi Fen Liseleri: 3 bin 312
Anadolu Liseleri: 35 bin 798
Anadolu Tek. ve And. Meslek Liseleri: 29 bin 736
Anadolu Öğretmen Liseleri: 6 bin 984
Anadolu İmam Hatip Liseleri: 9 bin 180
Özel Fen Liseleri: 5 bin 113
MEB Sağlık Meslek Liseleri: 70

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| DÜŞÜNCE || YAZARLAR || SERBEST KÜRSÜ ||
|| AÇIK OTURUM || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj ||

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED